KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/8068 E., 2013/9281 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla)
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı şirket vekili davalı işçinin davacı şirkete ait işyerinde 29/11/2005 tarihinden beri pazarlama sevkiyat bölümünde işçi olarak çalıştığını, 27/01/2009 tarihinde verdiği dilekçe ile işten istifa ettiğini, hafta sonu tatili bitiminde bu sefer 30/01/2009 tarihinde noterden istifaname gönderdiğini, işçinin başka yerde iş bulduğu için işten çıktığını iddia ederek ihbar tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, 27/01/2009 tarihinde işyerine sunduğu istifa dilekçesinin kabul edilmemesi nedeni ile 30/01/2009 tarihinde noterden ihtarname göndererek iş akdini feshettiğini, davacı-karşı davalının da ikrar ettiği üzere davalı-karşı davacı işçinin 2009 yılı Ocak ayı ücretinin 2008 yılı izin ücretinin ödenmediğini, bu nedenle iş akdinin feshinin haklı olduğunu, bu kadar uzun süre çalışan işçinin ortada haklı bir neden olmadan işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine, karşı davanın ise kabul edilerek 800,00 TL aylık ücret ve 200,00 TL yıllık izin ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından bilirkişi raporuna yollama yapılarak davalı-karşı davacı işçinin iş sözleşmesini feshinin haklı olduğu gerekçesi ile asıl davaya konu ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de, davacının işyerine verdiği 27/01/2009 tarihli istifa dilekçesinde “özel nedenlerden dolayı” istifa ettiği yazılıdır. Noterden gönderilen 30/01/2009 tarihli fesih ihbarında ise “gördüğüm lüzum üzerine görevimden ayrılıyorum” denmiştir.
Karşı dava dilekçesinde ise 2009 yılı ocak ayı ücretinin ve 2008 yılına ait izin ücretinin ödenmemesi haklı fesih neden olarak gösterilmiştir. 2008 yılında işten ayrılan davalı işçi tanığı Miray birtakım beyanlarda bulunmuş ise de, davalı işçi ne istifa yazılarında ne de karşı dava dilekçesinde bu tür iddialarda bulunmamıştır.
2009 yılı Ocak ayı ücretinin ödenme zamanı gelmediğine, yıllık iznin ise ancak fesih ile ücrete dönüşmesine, davalı-karşı davacı işçinin yıllık izinlerini kullandığı da dosya içindeki belgelerden anlaşıldığına göre davalı-karşı davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Sırf uzun süre çalışmasının bulunması dosya kapsamı dikkate alındığında feshin haklı olduğunu kabul için yeterli değildir.
Bu nedenle davacı-karşı davalı şirketin ihbar tazminatı talebinin kabulü yerine reddi hatalıdır.
Ayrıca davalı-karşı davacı tarafından yapılmış bir ıslah olmadığı halde aylık ücret ve yıllık izin ücreti bakımından karşı dava dilekçesinde istenenden fazlaya hükmedilmesi, davalı-karşı davacı işçinin karşı dava tarihinden önce karşı davaya konu ettiği alacaklar bakımından davacı-karşı davalı işvereni usulünce temerrüde düşürdüğüne dair dosya içinde delil olmadığı, noterden gönderilen istifa dilekçesinde dahi alacaklara ilişkin talepte bulunmadığı halde aylık ücret ve yıllık izin ücretine 31/01/2009 tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru olmamıştır. O halde davacı-karşı davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8068, K. 2013/9281, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama