KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/8320 E., 2013/9963 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalılar ... İnş. ve Tic.A.Ş. ve ... İnş.San.Tic.A.Ş. vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalılar yanında Bulgaristan'ın başkenti Sofya yakınlarında çalıştığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacının ücretinin aylık 1.200 Euro olduğunu, hizmet akdinin bildirimsiz ve haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek ihbar tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevabında ...-... Ortak Girişiminin davalı sıfatı bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ücretinin 741 Euro olduğunu, hizmet akdinin işçi tarafından feshedildiğini, fazla mesailerle birlikte ücretin ödendiğini beyanla haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından davacının aylık ücreti 1.200 Euro kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla talep edilen işçilik alacaklarına ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine 9.Hukuk Dairesi'nin 29/05/2012 tarihli ilamı ile özetle “...Davacının aylık ücretinin miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davacı işçi aylık ücretin 1.200 € olduğunu ileri sürerken davalı işveren saat ücretinin 3.80 € olduğunu belirtmiştir.
Buna karşın iş sözleşmesinde öngörülen ücret 400 € olup, sözü edilen ücrete değer verilmesi mümkün değildir. Zira sözleşmede yazılı olan ücret davalının kabulünün dahi altında kalmıştır. Öte yandan bankaya değişik miktarlarda yatırılan ücretler de sözleşme ücretinin üzerindedir.
Davacı işçi ile aynı durumda olan ve bir kısmı dava açan tanıkların beyanlarına göre aylık ücretin belirlenmesi doğru olmaz.
Emsal dosyalarda meslek örgütünden yapılan ücret araştırmaları da iddia edilen 1.200 € ücreti doğrulamamış olup, bildirilen ücretler de işveren kabulünün altında kalmıştır. Bu durumda işveren kayıtlarında geçen 3.80 € saat ücretinin doğru olduğu kabul edilmelidir.
Bilirkişinin saat ücretinin 225 saat ile çarpımı sonucu belirlediği 855 € aylık ücret tespiti yerinde olup, buna göre davaya konu işçilik alacakları hesaplanmalıdır. Aynı işverene karşı aynı iddialarla açılan davada da aylık ücret 855 € olarak kabul edilmiş ve hüküm Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 07.03.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı işveren davacının banka hesabına yapılan ödemelerin içinde fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının olduğunu savunmuş olmakla aylık sabit çıplak ücretin 855 € olarak kabulü ile bu yönde bir değerlendirme yapılmalı ve yapılan ödemeler içinde davaya konu fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinin olup olmadığı belirlenmelidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak ek hesap raporu almış ve fazla mesai ücretine ilişkin talebi reddedip ihbar tazminatı, ücret, hafta tatili ve milli bayram-genel tatil çalışma ücretlerini bozma kararı öncesi miktarlar üzerinden hüküm altına almıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihbar tazminatı, ücret, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri bakımından bozma ilamı dışında kaldığı gerekçesi ile yeniden hesaplama yapılmamış ise de, bozma kararı kapsamı dışında kaldığı belirtilen bu alacaklar 1.200 Euro aylık ücret üzerinden hesaplanmıştır. Bozma kararının hesaplamalara esas ücret olduğu dikkate alındığında bu alacakların bozma kararı kapsamı dışında kaldığı söylenemez. Zaten bozma ilamında da işçilik alacaklarının 855 Euro üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle ihbar tazminatı, milli bayram ve genel tatil ücreti 855 Euro aylık ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Ücret alacağına gelince, bilirkişi davacının ücretinin 1.200 Euro olduğunu kabul ederek ödenmesi gereken ücretten ödenen ücreti çıkararak aradaki farkı ücret alacağı olarak hesap etmiştir. Bozma kararına uyulduğuna göre davacının aylık ücreti 855 Euro kabul edilmeli, aylık çıplak ücret olarak ödenen ile ödenmesi gereken arasındaki fark varsa hesaplanmalıdır.
Fazla mesai ve hafta tatili ücreti bakımından ise, davacının banka hesabına aylık ücretinin üzerinde para yatırıldığı sabittir. Bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunduğu ve tahakkuk miktarı davacının hesabına yatırıldığı için fazla mesai ücreti talebi reddedilmiştir.
Bu itibarla davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmeden verilen avanslar da dikkate alınarak davacıya ödenen aylık çıplak ücretin (855 Euro) üzerindeki miktar tespit edilmeli, fazla mesai ücreti olarak yatırılan miktar düşülmeli ve kalan varsa hafta tatili çalışma ücreti olduğu kabul edilerek 855 Euro ücret üzerinden hesaplanacak hafta tatili ücretinden mahsup edilmeli ve bakiye -varsa- hüküm altına alınmalıdır.
Bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hazırlanan rapora itibarla karar verilmiş olması hatalıdır.
Yapılacak iş; Yukarıda açıklandığı şekilde denetime elverişli, bozma kararının gereklerini yerine getirecek hesap raporu alıp değerlendirmeye tabi tutarak sonuca varmaktır. O halde davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8320, K. 2013/9963, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama