KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/8325 E., 2013/16216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketinde 2005 yılı Mayıs ayından 2008 yılına kadar sendikalı mevsimlik işçi olarak çalıştığını, Toplu İş Sözleşmesi gereğince yararlandırılması gereken sosyal yardımlardan yararlandırılmadığını beyanla, izin ücreti, yakacak yardımı , izin harçlığı, giyim yardımı alacaklarının davalı taraftan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, işyerinde yapılan tütün işleme faaliyetinin mevsimlik iş ve davacının da mevsimlik işçi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde mevsimlik işçiler için ön görülmeyen işçilik haklarından davacının yararlanamayacağını belirtip zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı, çalışmasının hiçbir zaman 11 aydan fazla sürmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinden yararlanma isteğine ilişkindir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9 uncu maddesinde, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır. Anılan hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sona üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tarafından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
Yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödenmesi koşuluyla yararlanma da yasada ifadesini bulmuştur. Dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanma talep tarihinden itibaren geçerlidir.
Somut olayda işverenle sendika arasında 08.04.2005 ve 18.03.2008 tarihlerinde toplu iş sözleşmeleri imzalanmış ve yürürlülük başlangıç tarihleri imza tarihleri olarak belirlenmiştir. Davacının toplu iş sözleşmelerinin yürürlükte bulunduğu dönemlerde sendikaya üye olduğu ve toplu iş sözleşmelerinden yararlandırıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Ancak her iki dönem sözleşmelerinin yakacak yardımını düzenleyen 33. maddesi "İşyerinde çalışan daimi işçilere her sözleşme yılı için yılda bir defa Eylül aymda olmak üzere şirket merkezinin bulunduğu şehrin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği veya İzmir Oduncular ve Kömürcüler Odası tarafından belirlenen 2 ton kömürün net olarak rayiç bedeli ödenir.
Eylül ayında ödeme alan işçi Eylül ayını takip eden 1 Kasım tarihinden sonra herhangi bir nedenle işten ayrılırsa, 1 Kasım ile işten ayrıldığı tarih arasındaki süre oranında ve işten ayrıldığı tarihteki rayiç üzerinden kıstelyevm tatbiki ile yakacak yardımından faydalanır. Yakacak yardımının ödenmesinde, fatura ibraz edilmesi zorunlu değildir." hükmünü amirdir.
Yakacak yardımı yönünden; toplu iş sözleşmelerinin, sözleşmeden yararlanmayı düzenleyen 2/c maddesinin gözetilmesi gerekmektedir. Anılan maddede, hizmet akdi askıya alınmak suretiyle, mevsim işçisi olarak nitelendirilen işçinin, hizmet aktinin var olduğu dönemlerde sözleşmedeki haklardan yararlanabileceği düzenlemektedir. Toplu iş sözleşmelerinin 40. maddesinde; giyim yardımından açıkça mevsimlik işçilerin yararlanamayacağı yazılıdır.
Mevsimlik işçi olan davacının yıllık izne hak kazanamayacağı hususu gözetilerek izin harçlığına ilişkin talebin mahkemece reddi doğru ise de; yakacak yardımının düzenlendiği maddede işyerinde çalışan tüm daimi işçilerin bu haktan yararlanacağının düzenlendiği, açıkça mevsimlik işçilerin bu haktan yararlanamayacakları yönünde bir düzenleme bulunmadığı, davacının da daimi işçi sayılarak maddede yazılı olan haktan yararlanacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup; bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; Davacının işyerinde çalıştığı tarihler belirlenerek çalışılan dönemlerde yakacak yardımı almayı hak edip etmediği araştırılarak sonucuna göre karar vermektir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8325, K. 2013/16216, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama