KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/850 E., 2013/20138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalı tarafından davacı site içerisinden geçen, mülkiyeti kamuya ait yolların aydınlatma bedellerinin davacı tarafından ödenmesi gerektiğinden bahisle 06.03.2006 ile 27.04.2006 tarihli toplam 11 adet fatura bedelinin ödenmesinin istenmesi üzerine, itirazı kayıtla ödendiğini, ancak kamuya ait yolların aydınlatma bedelinden belediyelerin sorumlu olduğunu iddia ederek; borçlu olmadıklarının tespiti ile itirazı kayıtla ödenen bedellerin tahsilini istemiştir.
Davalı cevabında, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu faturalara ilişkin aboneliğin davacı adına olduğu, aydınlatılan yolların bulunduğu sitenin etrafının çitle çevrili olduğu, site içindeki yolların aydınlatılmasından sadece site içerisinde yaşayanların yararlandığının sabit olup abonelik iptal edilmediği sürece hizmetten yararlanan davacının bedelini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu faturaların Alkent 2000 Yeditepe Sitesinin çevre aydınlatılmasına ilişkin olduğu, ihtirazı kayıtla davacı site yönetimi tarafından ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece her ne kadar site içindeki yolların aydınlatılmasının davacı kontrolünde olduğu, aydınlatmadan sadece site içerisinde oturanların yararlandığı belirtilmişse de aydınlatılan yolların kamuya ait olduğu tarafları aynı olan davalarda verilen ve kesinleşen mahkeme kararları ile sabit olup, kamuya ait yolların duvar ve çit ile çevrilmesi nedeniyle niteliği değişmeyecektir. Burada asıl sorun, kamuya ait yolların aydınlatma yükümlülüğünün kimde olduğudur. 1985 yılına kadar
Belediye Kanunu ve Vergi Kanunlarına dayanarak belediye sınırları içerisindeki herhangi bir taşınmaz malın, konut veya işyerinin sahibi veya tasarrufunda bulunduran kişiler, bu gibi bariyerlerin önünde ışık olsun veya olmasın her yıl Belediye Meclisince saptanacak olan oran ve miktarlar arasında aydınlatma harcının ödenmesinden sorumlu tutulmakta iken 11.12.1985 tarihli 3239 Sayılı Kanunla aydınlatma harcı kaldırılarak yerine emlak vergisinin oranı işyeri olarak kullanılan binalarda binde 3'den binde 5'e, meskenlerde ise binde 2'den binde 4'e çıkarılarak,
aydınlatma yükümlülüğü belediyelerin sorumluluğuna devredilmiş olup, kamuya ait aydınlatma yerlerine ait elektrik tüketim faturalarının ilgili belediyelere düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak Belediyeler bu yükümlülüklerini yerine getirmediği için site yönetimi zorunlu olarak davalı ile abonelik sözleşmesi imzalayıp aydınlatmayı sağlamış ve bu nedenle tahakkuk ettirilen faturayı ödemiştir.
İskan olunan bu kadar büyük bir alanda çevre aydınlatması yapılarak kişilerin mağdur olmaması için davacıların zor altında bu sözleşmeyi imzaladıkları ve bedeli de ödemek zorunda kaldıkları anlaşılmıştır. Ancak davalı idarenin belediye ile anlaşıp, yükümlülük dava dışı belediyede olduğu için bu bedeli onlardan tahsil etmesi gerekir.
Bu nedenle davalı kurumun belediyeye ait yolların aydınlatma bedelini davacı site yönetiminden tahsil etmek amacıyla fatura tahakkuk ettirip bedelini tahsil etmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Zira, Alkent 2000 Sitesinde oturanlar emlak vergisini ödeyerek üzerlerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmektedirler.
Bu nedenle sitede bulunan kamuya ait yolların aydınlatılması nedeniyle tahakkuk ettirilen dava konusu fatura bedellerinin davacıdan haksız tahsil edilmiş olduğu anlaşıldığından istemin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/850, K. 2013/20138, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama