KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/8691 E., 2013/15278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 20.09.2002-03.10.2007 tarihleri arasında oto boya ustası olarak aylık net 1.200,00 TL ücret ile her gün 08:00-21:00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretini alamadığını, geçmiş yıllara ait ödenmemiş ücret alacaklarını istemesi üzerine dövülerek işten kovulduğunu, iş akdinin davalı işveren tarafından 03.10.2007 tarihinde bildirimsiz ve haksız olarak feshedildiğini, 2005 ve 2007 yıllarına ait 15'er gün yıllık izinlerini kullandığını, diğer yıllara ait yıllık izinlerinin ücretsiz izin şeklinde kullandırıldığını, izin kullandığı tarihlerdeki ücretinin ödenmediğini,
bu nedenle 30 günlük ücret alacağının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, ücret ve fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili işyerinde 20.09.2002-03.10.2007 tarihleri arasında oto boyacısı olarak 09:00-17:00 saatleri arasında asgari ücret ile çalıştığını, iş akdinin diğer çalışanlar ile bahşiş konusunda kavga çıkarması ve devamında işe gelmemesi sebebiyle davacı tarafından feshedildiğini,haksız fesihten dolayı davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının tüm izinlerini kullandığını ve ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının 20.09.2002-03.10.2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde aylık net 1.200,00 TL ücret ile haftanın 6 günü 08:30-20:00 saatleri arasında çalıştığı,iş akdinin 4857 sayılı Yasa'nın 24/II-c maddesi uyarınca işverenin işçiye karşı müessir fiilde bulunması nedeniyle davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle bilirkişi raporu ile belirlenen kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret ve fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin davanın kabulüne ihbar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının aldığı ücret miktarına ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı davalı işyerinde aylık 1.200,00 TL net ücretle çalıştığını belirtmiş, davalı işveren ise davacının asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. Dinlenen davacı tanığı davacının aylık ücretinin 1.200,00 TL olduğunu, davalı tanığı ise davacının aylık 1.000,00 TL ücret aldığını beyan etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının son aylık ücretine ilişkin 2 şıklı hesap yapılmış ,Mahkemece aylık 1.200,00 TL net ücret üzerinden yapılan hesaplamalar dosya kapsamına uygun bulunarak sonuca gidilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacının 1.200,00 TL net ücretle çalıştığını beyan eden davacı tanığı ile davalı işveren arasında ihtilaf bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının tüm alacak taleplerinin davalı tanığının beyanına göre aylık 1.000,00 TL ücret esas alınmak suretiyle hesaplanarak çıkacak sonuca göre karar vermek gerekirken davalıyla aralarında husumet bulunan davacı tanığının beyanına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8691, K. 2013/15278, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama