KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/8918 E., 2013/9960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili müvekkilinin davalının ortağı ve yetkilisi olduğu ... San.ve Tic Ltd.
Şirketinde 2009 yılı Ağustos ayında işçi olarak çalışmaya başladığını, aynı tarihte davacı ile birlikte kardeşinin ve teyzesinin oğlunun da aynı yerde çalışmaya başladığını, davacıya işe girişte 4 adet boş senet imzalatıldığını, senedin davacının ve yakınlarının çalışmaları sırasında meydana gelecek zarar ve kayıplara karşılık olduğunun beyan edildiğini, davacının da bu nedenle imzalamak zorunda kaldığını, davacının bir süre sonra işten ayrıldığını, eski işyerinde çalışmaya başladığını, davalının ise boş senetlerini doldurarak icraya koyduğunu, senetlerin hukuki değeri olmadığını, teminat amaçlı verildiğini,
ayrılışta şirkete zarar vermediklerinden hükmü kalmadığını, şirket kayıtlarında olması gerketiğinden defterlerinin incelenmesini istediklerini, bu nedenle tedbiren takibin durdudularak yargılama sonucunda toplam 70.000,00 TL bedelli 4 adet senedin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine ve %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesinden doğmaması nedeni ile öncelikle mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının davalının ortağı olduğu şirkette çalıştığını, davacının kardeşinin de çalışırken davacı ile aynı tarihte işten çıktığını, kuzeninin ise çalışmaya devam ettiğini, davacıdan boş senet alınmadığını, şirkette işçilerden işe girişte boş senet alınması yönünde uygulama olmadığını, davacının kardeşinden ve kuzeninden alınmadığını, senedin teminat senedi olması için üzerinde teminat seneti olduğunun yazılı olması gerektiğini veya ek sözleşme gerektiğini, senetlerin üzerinde böyle bir ibare olmadığını,
tek değil de 4 senet alınmasının da teminat senedi olmadığını gösterdiğini, davalının davacıya kredi borçlarını ödemesi ve işyeri açması için borç verdiğini, işyeri açarak davalının bayisi olarak çalışmayı düşündüğünü ancak işyeri açmak yerine başka yerde çalışmaya başladığını, bunun üzerine davalının senetleri icraya koyduğunu davacının borçlarından kurtulmak için bu davayı açtığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu edilen senetlerin davacı tarafından işe girerken işverene verdiği teminat senetleri olduğu, davacının böyle bir borcu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının dava konusu senetler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40'ı olan 28.000,00 TL haksız takip tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan İİK'nun 02/07/2012 tarih ve 6352 sayılı Yasa ile değişik 72.maddesine göre haksız takip tazminatı %20'den aşağı olmamak üzere yeniden düzenlendiğinden mahkemenin haksız takip tazminatını asıl alacağın %40'ı olarak belirlemesi, ayrıca haksız takip tazminatının miktar olarak belirlenmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.’nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8918, K. 2013/9960, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama