KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/8985 E., 2013/11461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davalının davacı idareye ait ... plaka sayılı araç sevk ve idaresinde iken ... sokakta park halindeki bir başka araca, daha sonra ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araçlara çarpmak suretiyle hasar verdiğini, araç sahipleri tarafından müvekkili idare aleyhine Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/370 Esas ile tazminat davası açıldığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sürücü ...'ın %100 kusurlu bulunduğunu, anılan karar ile ...
İcra Müdürlüğünün 2007/3746 ve 3747 sayılı dosyaları ile icra takibine başlanıldığını, idarece her iki dava dosyasına toplam 9.370,27TL.ödendiğini belirterek ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak. 9.370,27TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu olay nedeniyle Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi'ne açılan ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini, yine davacı tarafça müvekkili aleyhine Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/2321 Esas sayılı ve 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1995 esas sayılı davalarında müvekkilinin kusursuz olduğuna hükmedildiğini, davacı aleyhine kesin hüküm söz konusu olduğunu, kazanın teknik arızadan kaynaklandığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, bunun işyerinde oluşturulan hasar komisyonu tarafından da tespit edildiğini,sözü edilen aracın geçmişte de fren arızası nedeni ile kazalara neden olduğunu, işverenin aracın TİS hükümlerine rağmen gerekli bakımlarını yaptırmadığını beyanla davanın reddini istemiştir
Mahkemece davalı işçinin Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp kesinleşen davada %100 kusurlu olduğunun saptandığını, davalının tam kusurlu olması nedei ile davacının rucu hakkı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı işçiye davacı idarenin rucu hakkı bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır.
Mahkemenin gerekçesinde dayandığı Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/370 esas sayılı davasında davalı işçi, taraf olarak yeralmamaktadır. Davaya ihbar olunan olarak katılıp vekili vasıtası ile davayı takip etmiş ise de hakkında hüküm kurulmamıştır. Bu kararın davacı idare tarafından davalı sıfatı ile temyizi üzerine karar onanmış ve onama ilamında davacının işleten olarak KTK'nun 85.maddesine göre kusursuz sorumluluğuna vurgu yapılmıştır. Bu hükmün davalı işçi açısından kesin hüküm olarak değeri yoktur.
Öte yandan Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1995 Esasına kayden görülen davada ...
Sigorta A.Ş. sözkosunu kaza nedeni ile kazada hasar gören ... plaka sayılı araç sahibine ödediği miktar için davacı ... ile davalı işçiyi davalı göstererek rücu davası açmış, mahkeme bilirkişiden rapor almış, bilirkişi ... kazanın teknik arızadan meydana geldiğini, davalı işçinin kusurlu olmadığını, aracın periyodik bakımlarını yaptırmayan davacı ...'nin tamamen kusurlu olduğunu mütalaa etmiştir.
Rapora itibar eden mahkeme davalı işçinin kusursuz olması nedeni ile hakkındaki davayı reddetmiş, davacı ... hakkındaki davayı kabul etmiştir. Karar, davacı ...'nin temyizi üzerine UYAP ortamında yapılan sorgulamada 17. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2007 tarih ve 2007/2070 Esas 2007/3679 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davanın konusu olan kaza aynı olup davacı ile davalı o davada taraf olduğuna göre kusur konusunda ortada kesinleşmiş bir hüküm bulunmaktadır.
Bu nedenle davacı hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından esastan reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8985, K. 2013/11461, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama