KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9141 E., 2013/19175 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 26/04/1999 tarihinden itibaren uzman mühendis olarak çalışmakta iken 12/01/2009 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ve açılan işe iade davası sonucu işe iadesi ile 6 aylık başlatmama tazminatı ile 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verildiğini, süresinde 03/07/2009 tarihinde işe başlama talebinde bulunduğunu, davalı tarafça 10/07/2009 tarihinde alacaklarının hesabının yapıldığının bildirildiğini, yapılan ödemenin açık olmamak ile ne için ödendiğinin belirsiz olduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı, bireysel emeklilik sistemine ödenen miktar dahil olmak üzere ücret, yıllık izin, performans ücreti ve 10.yıl altını alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının hesabına 6 aylık işe başlatmama tazminatı olarak 38.700.00 TL ve 4 aylık ücret ve diğer hakları için 28.500,00 TL yatırıldığını, performansı düşük olan davacıya zam yapılmasının mümkün olmadığını, 4 aylık ücretleri ödenmekle yemek hakkının fiilen devam eden işçiler için söz konusu olduğunu, bireysel emeklilik priminin işverence ücretlerden kesinti yapılarak ve kendisinin de katkı yaparak ilgili kuruma ödendiğini, katkıda bulunmanın işçinin de prim ödemesi yapması koşuluna bağlandığını, davacıya 4 aylık ücret ödemesinden bir kesinti yapılmadığı İçin katkı yapılmasının da söz konusu olamayacağını,
kullandığını ikrar ettiği izin için ücret talep edemeyeceğini, 722.00 TL nın kıdem farkı ve 8.600,00 TL nin 4 aylık ücret içindeki ikramiye ödemesi olduğunu, 10 yıllık çalışmayı dolduran ve ödeme sırasında fiilen çalışana altın yardımı verildiğini, ancak davacının altın verildiği sırada işyerinde çalışmaması nedeniyle altın verilmediğini, 2009 yılında 12 gün fiili çalışan davacının performansı olamayacağından bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin daha önce Ankara 6. İş Mahkemesine açılan dava ile haksız olarak feshedildiği belirlendiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, diğer alacakları yönünden daha önce davalı tarafından ödenen miktarlar düşüldükten sonra bilirkişinin 19/12/2012 tarihli raporunda belirtilen miktarlar kadar alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça davacının hesaplanan yıllık izin ücreti dışında kullanılmayan 6 günlük izin alacağının bilirkişi raporunda hesaplanmadığı belirtilerek rapora itiraz edilmiştir. Davacı vekilinin yıllık izin ve diğer alacaklar hakkındaki bilirkişi raporuna itirazları hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda dikkate alınmamış olup davacı vekilinin itirazları konusunda ek rapor alınmadan karar verilmesi hatalıdır.
3-Davalı işyerinde 10 yıllık kıdemini dolduran işçilere 10.yıl altını verilmesinin işyeri uygulaması olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iş akdi 10.yılını doldurmadan feshedilmiş ise de fesih, işçinin kusurundan kaynaklanmayıp işe iade kararı sonrası 4 aylık süre eklendiğinde davacının kıdemi 10 yılı geçtiğinden Mahkemece 10.yıl altını talebinin kabulüne karar verilmesi doğrudur. Davalı tarafça 10.yıl altınının 22 ayar 33 gram olduğu bildirilmiş olup Mahkemece davacının talebi de göz önünde bulundurularak 10.yıl altınının aynen veya ödeme günündeki değeri üzerinden ödenmesine karar verilmesi gerekirken 6.7.2009 tarihindeki değeri üzerinden yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
4-Davacının işe iadesine karar verilmesi nedeniyle 4 aylık ücret alacaklarının hesabında çocuk yardımı alacağının ücret alacağı hesabında dikkate alınmaması hatalıdır.
5-Kabule göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ihbar tazminatı alacağı net 5.445,70 TL hesaplanmış olup Mahkemece davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak net 1.300,00 TL ihbar tazminatına hükmedilmesi doğru ise de karar gerekçesinde bilirkişi raporunda ihbar tazminatı alacağının 1.300,00 TL hesaplandığının belirtilmesi ve davacının ihbar tazminatı alacağının fazlaya ilişkin kısmının saklı tutulmaması hatalıdır. Davacının itirazları konusunda alınacak ek rapor da dikkate alınarak davacının ihbar tazminatı alacağı belirlenmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9141, K. 2013/19175, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama