KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9151 E., 2013/16730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesini ücretini alamaması nedeniyle 02.11.2010 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, fazla mesai ücreti alacaklarının ödenmediğini ancak ücret bordrolarında ödenmiş gibi gösterildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, ücret ve prim alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 02-03-04-05 Kasım 2010 tarihlerinde devamsızlık yapması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının yaptığı fazla çalışma ücreti alacaklarının ve tüm alacaklarının kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ücret, prim, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının ödenmemesi nedeniyle akdin feshinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamalıdır. İşçinin imzasını taşıyan bordroların sahteliği ortaya konmadıkça bu bordrolardaki fazla çalışma karşılığının ödendiği kabul edilir. İşyerine giriş çıkış kayıtları vb. belgeler fazla çalışmayı ispat vasıtasıdır. Yazılı belge bulunmaması halinde ise tanık anlatımlarına göre değerlendirme yapılması gerekir.
Bordrolardaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde ilgili bordronun kapsadığı ay ile ilgili davacının fazla çalışma ücretini aldığı kabul edilmelidir. Eğer bordrolar ihtirazi kayıt konulmak suretiyle imzalanmışsa bordroda belirtilenden daha fazla süre ile çalıştığını davacı taraf her türlü delil ile ispatlayabilir.
Davalı işverence dosyaya davacının imzasını içeren bordrolar sunulduğu ve bordroların bir kısmında fazla çalışma ödemeleri yer aldığı anlaşılmaktadır.
Karara esas alınan bilirkişi raporunda tüm çalışma süresi bakımından tanık anlatımlarına göre belirlenen çalışma saatlerinden hareketle fazla çalışma ücreti tutarı bulunduğu ardından ise bordrolarda ödenen tutarların toplamının hesaplanan tutardan mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 18.4.2011 tarihli dilekçesi ile bordrolardaki imzalarını kendisine ait olmadığını ileri sürmesine karşın Mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Şu halde öncelikle bordrolarla ilgili imza incelemesi yapılmalı, imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde ise yukarıda belirtilen şekilde fazla çalışma ödemesi olan aylar bakımından gerekli ödemelerin yapıldığı kabul edilerek hesaplamada bu ayların dışlanması suretiyle alacak miktarı belirlenmelidir. Mahkemece fazla çalışma ücreti olarak bulunan tutardan bordrolarda ödenen tutarların toplamının mahsup edildiği hesap şekline itibarla hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9151, K. 2013/16730, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama