İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/9175 K.2013/8954

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü;

Esas2013/9175Karar2013/8954Tarih15 Mayıs 2013Okuma6 dk · 1.274 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/9175 E., 2013/8954 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
15 Mayıs 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe iade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.274 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü;

Davacı 17.12.2008 tarihinde davalı ... Temizlik Ltd. Şti. Işçisi olarak işe alınıp davalı ... Ajansında müdür sekreteri olarak görev yaptığını iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve yazılı bildirim yapılmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili davacının temizlik işi yaptığını ve yardımcı iş olması nedeniyle ihale ile hizmet alımı yapıldığını, diğer davalı şirket işçisi olduğunu davanın husumetten reddini talep etmiştir. Davalı ... Temizlik Ltd. Şti ise temizlik işçisi alım ihalesiyle 3 yıldır 4 kişinin davalı kurum bünyesinde çalıştırıldığını ücret ödemesinin şirketlerince yapıldığını, emir ve talimatların Kurum yetkilisince verildiğini, davalı Ajansın davacı ve arkadaşlarının çalışmasından memnun kalmadığını ve elemanların değiştirilmesini talep etmesi üzerine davacı ve arkadaşlarının başka bir işte görevlendirildiğini, ancak davacının yeni işyerini beğenmediğinden gidip çalışmadığını ve işe başlamadıklarını feshin geçerli nedene dayandığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; davacı ile birlikte toplam dört kişinin toplu olarak işten çıkartıldığı, fesih sebebinin açık ve somut bir şekilde belirtilmediği, işverenin fesih sebebinden başka bir sebep ileri süremeyeceği, bu sebepten farklı bir sebebe dayanamayacağı, işverenin bildirdiği fesih sebebiyle bağlı olduğu, ÇKA tarafından performansının yeterli olmadığı iddia edilse de bu hususta performansı iyileştirici herhangi bir uygulamanın yapılmadığı, performans değerlendirmesinin ne şekilde yapıldığı hususunun ispat edilemediği,

davalının işyeri değişikliğini davacının yasaya ve usule uygun şekilde kabul etmediğini bildirdiğini buna karşılık davacının iş akdinin feshini haklı/geçerli olduğunu ispat edemediği, davacının savunmasının alınmadığı, davacının işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılma kodu (4) olarak gösterilen sebebin, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi sebebi olduğu, bu hususun dahi işverenin feshinin haklı sebebe dayanmadığını gösterdiği, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli, makul ölçüler içerisinde beklenemez bir hal aldığını, feshin son çare olduğunun ispat edemediği,

davalı işyerinde ÇKA'da görevlendirilen 6 kişinin 15/03/2012 tarihinde işe alındıkları hususunun da davalının çelişkili davranmama ilkesine aykırı davrandığını gösterdiği anlaşılmış, 4857 sayılı Yasanın 19 ve 20. maddelerine uygun fesih işlemi bulunmadığından feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle davacının fesihten önceki işyerindeki işe iadesine karar verilmiştir.

Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren - alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.

5538 sayılı Yasa ile İş Kanununun 2 nci maddesine bazı fıkralar eklenmiş ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla sermayesinin yarısından fazlasının kamuya ait olan ortaklıklara dair ayrık durumlar düzenlenmiştir. Ancak, maddenin diğer hükümleri değişikliğe tabi tutulmadığından, asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları ve muvazaa öğeleri değişmemiştir.

Yasal olarak verilmesi mümkün olmayan bir işin alt işverene bırakılması veya muvazaalı bir ilişki içine girilmesi halinde, işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçileri olarak işlem görecekleri 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında açık biçimde ifade edilmiştir. Kamu işverenleri bakımından farklı bir uygulamaya gidilmesi hukuken korunamaz.

Muvazaaya dayanan bir ilişkide işçi, gerçek işverenin işçisi olmakla kıdem ve unvanının dışında bir kadro karşılığı çalışması ve diğer işçilerle aynı ücreti talep edememesi, İş Kanununun 5 inci maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur. Yine koşulların oluşmasına rağmen işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanamaması, Anayasal temeli olan sendikal hakları engelleyen bir durumdur.

İş Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 15.5.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5763 sayılı Yasanın 1 inci maddesiyle değiştirilmiş ve alt işverenin işyerini bildirim yükümü getirilmiştir. Alt işveren bu bildirimi asıl işverenle aralarında düzenlenmiş olan yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte yapmak durumundadır. Alt işverenlik sözleşmesi ilgili bölge müdürlüğüHata! Yer işareti tanımlanmamış. ile gerektiğinde iş müfettişleri tarafından incelenecek ve kurumca re’sen muvazaa araştırması yapılabilecektir.

Muvazaanın tespiti halinde bu yönde hazırlanan müfettiş raporu ilgililere bildirilir ve ilgililer altı iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. İş Müfettişliği tarafından hazırlanan muvazaalı alt işverenlik ilişkisinin tespit edildiği rapora ilgililerin süresi içinde itiraz etmemesi ya da mahkemece muvazaalı işlemin varlığına dair hüküm kurulması halinde, alt işverenliğe dair tescil işlemi iptal edilir. Bu halde alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmasa da hangi işverene işe iade edildiği ve işe başlatmama ve boşta geçen süre ücreti tazminatından hangi işverenin sorumlu tutulacağının açıkça belirtilmemiş olması hatalıdır.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.

Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez.

Davalılar kendi aralarında Temizlik Hizmeti Alım Sözleşmesi yapmışlar buna rağmen işçileri başka işlerde, dosyadaki görev tanımından açıkça anlaşılacağı üzere davacıyı da sekreterlik işinde çalıştırmışlardır.

Davalı ... kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuş ise de dinlenen tanık beyanlarından davacının çalışmasının davalı Ajansta geçtiği, ancak sigorta kaydının şirket üzerinden yapıldığı, Ajansın temizlik işini ihale ile verdiği, ancak çalışanların özellikle davacının Ajansın Mersin Bürosunda müdür sekreterliğini yaptığı, ilk başta temizlik işinde çalışırken sekreterlik işinin diğer kamu kurumlarından devredilen görevlilerce yerine getirildiği, sonrasında ise bu işle davacının görevlendirildiği, hangi işte çalıştırılacağına Ajans yetkililerinin karar verdiği,

performansla ilgili değerlendirmenin ajans tarafından yapıldığı ve tüm tanık beyanlarında emir ve talimatların Ajans yetkilileri tarafından verildiği işçilere şirketin herhangi bir müdahalesi olmadığı anlaşıldığından ve dosyaya sunulan sözleşme içeriklerinden davalı ajansın gerçek işveren konumunda olduğu ve diğer davalı şirketin konumunun işçi temini olup işveren sıfatının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamından davacının gerçek işvereninin ... olduğu anlaşıldığından bu davalıya ait işyerine işe iadesine karar verilmesi, diğer davalı yönünden ise muvazaalı işlemin tarafı olmakla 4857 Sayılı İş Kanunu 21. maddesinde belirtilen tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Bu durum kararı temyiz eden davalı ...'nında hak alanını ilgilendirdiğinden 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı ... Ajansındaki işyerine İŞE İADESİNE,

3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı ... tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın her iki davalının müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı ...'na süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,

5.Alınması gereken 24,30 TL harçtan, peşin alınan 21,15 TL harcın tenzili ile bakiye 3,15 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

6.Davacının yapmış olduğu 137.10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

8.Kalan gider ve delil avansının ilgiliye iadesine,

9.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Ajansına iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9175, K. 2013/8954, 15 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9175
Karar No
2013/8954
Tarih
15 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/9175 K.2013/13816
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/9175 K.2013/8709
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/9176 K.2013/18507
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/9176 K.2013/14116
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/9177 K.2013/8421
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/9177 K.2013/13614

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.