KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9348 E., 2013/18491 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının Yenimahalle Belediye'sinin temizlik ve çöp toplama işlerini yapan alt taşeron firmalarda Nisan 2008 tarihinde işe başladığını, olay günü çöp arabası şoförü ... 'ın davacıyı almadan yola devam ettiğini, bu sebeple davacı ile ... arasında sözlü münakaşa olduğunu, aradan birkaç gün geçtikten sonra firma yetkililerinin o gün için izinli olduğunu söylediğini, ertesi gün davacının işe gittiğinde "çıkışını ve tazminatını al" dendiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, Belediye nezdinde herhangi bir çalışmasına rastlanılmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davalı Şirket vekili ise, çöp döküm sahasından dönmekte olan araç şoförünün davacıyı araca almadığı gerekçesiyle, davacının işyerine geldiğinde araç şoförüne ağır küfürler ettiğini, bu nedenle savunmasının istendiğini, gerek davacının yazılı savunmasından gerekse tanık anlatımlarından haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, davacının aylık ücretlerini bordroları imzalayarak ve adına açılmış banka hesabına yatırılması suretiyle aldığını, bordrolarda yazılı miktardan fazla ücret aldığı iddiasının yazılı kanıtla ortaya
konması gerektiğini, davacının fazla mesai yaptığı iddiasının doğru olmadığını, belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı 19.12.2010 tarihinde çöp arabası şoförü ... ’ın iş yerine dönüş sırasında kendisini araca almadığını, sözlü münakaşa yaşandığını bu nedenle iş akdine haksız olarak son verildiğini iddia etmiştir. Davalı, davacının iş arkadaşına küfür etmesi nedeni ile savunmasının istendiğini davacının olayı kabul etmesi nedeni ile haklı olarak iş akdine 26.12.2010 tarihinde son verildiğini savunmuştur.
Davacı ve davalı tanıkları davacının gece 03:00 sıralarında dönüş güzergâhında ... ’ ın davacıyı araca almaması üzerine iş yerinde tartışmaları nedeni ile iş akdine son verildiğini beyan etmişlerdir. 24.12.2010 tarihli savunma tutanağında davacı “arkandan sövdüm” şeklinde iş yerinde tartıştığını kabul etmiştir.
Mahkemece “aralık ayında gece işyerine uzak bir mesafede işyerine dönmekte olan davacının işaretine rağmen iş arkadaşının onu araca almadığı, havanın soğuk olduğu, hatta bu olaydan sonra davacının hastalandığı sabittir. hayatın olağan akışı çerçevesinde düşündüğümüzde; araca alınmayan kişinin sinirlenmesi ve arkadan söylenmesi bunu da kızgınlığını belirtmek için arkadaşına ifade etmesi doğaldır.” şeklinde gerekçeyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacı işçinin kendisini araca almayan arkadaşının kusurlu eylemini işverene bildirmesi gerekirken arkadaşına küfür etmesinin davalı işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturduğu gözetilmeden kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9348, K. 2013/18491, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama