KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9383 E., 2013/6780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2013
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili; iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili; davacının imzaladığı taahhütname ile Trakya Bölgesinde her yere gidebileceğini, Çorlu mağaza çıkış hizmetleri şefi olarak görevlendirilmesinin onurlandırıcı bir görev olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı avukatınca temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2012 tarih ve 2012/18643-14249 Esas-Karar sayılı ilamı ile özetle “...Somut olayda; davacı 24.04.2007-25.07.2011 tarihleri arasında davalı şirketin Edirne Mağazasında çıkış hizmetleri şefi olarak çalışmıştır.
Rekabetçi koşullar nedeni ile şirket organizasyon yapısı, iş yapış şekillerinde değişikliğe gidilerek Edirne Mağazasında çıkış şefi kadrosunun azaltılmasına karar verilmiştir.
Davacının 11.04.2011 tarihinde imzaladığı opsiyonlu taahhütname gereği Türkiye'nin her yerinde çalışmayı kabul ettiği belirtilerek kendisine 18.07.2011 tarihinde aylık brüt ücreti aynı kalmak kaydı ile Çorlu Mağazasında çıkış hizmetleri şefi olarak çalışması teklif edilmiş, davacı kabul etmediğini beyan etmesi üzerine iş ilişkisini sürdürme olanağı kalmadığından iş sözleşmesi feshedilmiştir.
Davacının çalıştığı mağazada çıkış hizmetleri şefi kadrosunda fazlalık meydana gelip gelmediği, davacının atandığı mağazada şef ihtiyacının bulunup bulunmadığı, davacının nakli kabul etmemesi üzerine Çorlu Mağazasında varsa personel ihtiyacının nasıl karşılandığı, Edirne Mağazasına fesihten sonra aynı nitelikte işçi alınıp alınmadığı, davacının kıdemi, eğitim durumu ve diğer niteliklerine göre aynı veya başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, uzman bilirkişi aracılığı ile tespit edilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak işverene yazılan yazı cevabı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece davalı işverene yazı yazılarak davacının Çorlu'ya gitmemesi nedeni ile çıkış şefi olarak hangi elamanın görevlendirildiği, davacının işten ayrılması nedeni ile Edirne şubesine aynı göreve açıktan eleman alınıp alınmadığı, içerden bir başka görevlendirilme yapılmış ise onun yerine yeni eleman alınıp alınmadığı, 26/7/2011 ve sonrası bir ay içinde işyerine yeni alınan elemanların liste halinde isimlerinin ayrıca verilen görevlerin ne olduğu hususlarının bildirilmesi istenmiştir.
Gelen cevabi yazıda davacının Çorlu'ya gitmemesi nedeni ile Çorlu Mağazasında çıkış hizmetleri şefi olarak görevlendirme yapılmadığı, Edirne Mağazasına açıktan ya da içeriden çıkış hizmetleri şefi olarak atama yapılmadığı belirtilerek 1 ay içinde Edirne'deki Mağazaya alınan elamanlar yaptıkları iş ile birlikte bildirilmiştir.
Öncelikle belirtmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir. Uzun yıllardan beri Yargıtay'ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir.
Ancak bozma ilamında belirtildiği üzere davacının çalıştığı mağazada çıkış hizmetleri şefi kadrosunda fazlalık meydana gelip gelmediği, davacının atandığı mağazada şef ihtiyacının bulunup bulunmadığı, davacının nakli kabul etmemesi üzerine Çorlu Mağazasında varsa personel ihtiyacının nasıl karşılandığı, davacının kıdemi, eğitim durumu ve diğer niteliklerine göre aynı veya başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, işe alınanların görev tanımları karşılaştırılarak bunların çıkış hizmetleri şefi olarak çalıştırılıp çalıştırılmadıkları hususlarında araştırma yapılmadığı gibi hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilmesine rağmen bilirkişi vasıtası ile de bu konular değerlendirilmemiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9383, K. 2013/6780, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama