KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9528 E., 2013/16922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, Deniz Yolları İşletmesinden emekli olduğunu yılda 1 ay izin kullandığını , haftada 7 gün çalıştığını , haftalık çalışma süre inin 56 saat olduğunu, 1,5 günlük hafta tatili ücretinin eksik ödendiğini , genel tatil ücretlerini alamadığını , yıllık izinlerinin 30 gün üzerinden kullanmasına rağmen hafta sonlarının izne dahil edilmesi nedeniyle 4-5 gün eksik kullandırıldığını , ikramiye alacağının yıllık 30 gün yerine 26 gün üzerinden ödenmesi nedeniyle yıllık 4 gün eksik ödenmesinden kaynaklı alacağının bulunduğunu fazla çalışma, hafta tatili ücreti alacağını, genel tatil ücreti alacağı, yıllık izin ücreti alacağının ve ikramiye alacağının 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak ödetilmesini istemiştir.
Davalı, alacaklarının zamanaşımına uğradığını,bir işçinin uzun yıllar boyunca aralıksız fazla çalışma yapmasının hayatın olağan akısına aykırı olduğunu , davacının ücret ödemelerinin ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin tahsil ettiğini, davacının hafta tatil ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandığını, ikramiye ödemelerinin yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının fazla mesai yaptığı, yılda 3 maaş tutarında ikramiye ödendiği bu ikramiyelerin yılda 8 gün eksik ödendiği, yıllık izinlerinin ise TİS'te belirtildiği şekilde 30 takvim günü olması gerekirken yıllık izinlerinin içerisine ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ilave edilerek hesaplama yapıldığı böylece yıllık izinlerinin eksik ödendiği, hafta tatili ücreti alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işçi ile davalı işveren arasında 2448 sayılı Yasa gereği ödenmesi gereken ilave tediye alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında “davacının 6772 sayılı Yasa gereği ödemelerin 26 gün üzerinden yasaya uyun olarak yapıldığı bir alacağının bulunmadığı, yine davacının 2448 sayılı Yasa uyarınca yapılması gereken ödemeler ise hafta tatili dahil olmak üzere 30 günlük ücret üzerinden yapılması gerekeceği, ancak 2448 sayılı Yasa ile verilen 30 günlük ilave tediyenin davalı tarafça ödemenin tam olarak yapıldığı iddia edilmekte ise de,
bu konuda imzalı ücret bordrosu veya banka dekontu gibi ödeme belgesi bulunmadığından yılda sekiz gün eksik ikramiye ödemesinin varlığı kabul edilmelidir”. şeklindeki görüşe itibar edilerek talebin kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı tarafça, davacının 5 yıllık tüm ücret bordroları ve banka kayıtları dosyaya ibraz edilmiştir. Bilirkişiler tarafından bu hususta eksik inceleme yapılması nedeniyle ödemeler konusunda eksik kanaat belirtildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş sunulan bordrolar ile banka kayıtları karşılaştırıp çıkacak sonuca göre karar vermektir.
3-Davacının kullandığı yıllık izin süreleri alınan ilk bilirkişi raporunda,” Toplu İş Sözleşmesinin 71. maddesinde yıllık izin süresinin 1 yıldan fazla hizmeti olan gemi adamları için 30 takvim günü olduğu belirtildikten sonra, yıllık izin sürelerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılmayacağı belirtilmiştir.
Hükmün yorumundan tarafların hafta tatili gününü yıllık izin süresi içinde saydığı ve takvim günü ifadesi ile 30 günlük zaman diliminin ifade edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim, hükümde açıkça takvim günü ifadesine yer verildiği gibi, hafta tatili de zikredilmemiştir.
Bu nedenle davacının yıllık izin ücreti talebi yerinde değildir” yönünde görüş belirtilmiş, mahkemece ikinci bilirkişi raporunda Deniz İş Yasası hükümlerine göre yapılan hesaplama esas alınarak belirlenen ücretin varlığının kabulü ile, davacının, sadece hafta sonlarının yıllık izin süresine katılması nedeniyle 4-5 gün eksik kullandırıldığı şeklindeki talebini de aşar şekilde, yıllık izinlerinin içerisine ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ilave edilerek hesaplama yapıldığı gerekçesiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkemece ilk bilirkişi raporunun olaya ve yasalara daha uygun olduğunun kabulü ile yıllık izin ücret farkı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9528, K. 2013/16922, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama