KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9530 E., 2013/9313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine
göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin işverenin ücret alacaklarının ödenmeyeceğini beyan etmesi nedeni ile haklı olarak feshettiğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin ücreti bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının esasen hastane bünyesinde kendisinden sağlık hizmeti satın alınan ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından işletilen merkezde temizlikçi olarak çalıştığını, bu şirketle anlaşma sağlanamayınca ekibin başı ...'nin ayrıldığını davacının da onunla çalışmak için işten ayrıldığını ücretlerin ödenmemesinin bahane olduğunu, feshin haklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın 9. Hukuk Dairesi'nce kısa kararın yasaya uygun olmaması nedeni ile usulden bozulması üzerine mahkeme tarafından bozma kararına uyularak bozma öncesi delillere göre davanın kısmen kabulü yönünde hüküm oluşturulmuştur.
Mahkeme tarafından davacının gelen kayıtlara göre ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu gerekçesi ile feshin haklı olduğu kabul edilmiş ise de, davacı fesih yazısında Haziran ayı ücretinin ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini feshettiğini bildirmiştir. Fesih tarihi dikkate alındığında Haziran ayı ücretinin ödeme zamanı bakımından geç ödeme sözkonusu değildir. Hüküm altına alınan ücret alacağı ise 2010 yılı Temmuz ayına aittir.
Davacı dava konusu ettiği diğer işçilik alacaklarının bulunduğunu ise ispat edememiştir. Yıllık izin ücreti ancak fesih ile birlikte muaccel hale gelen bir alacak olduğundan haklı fesih nedeni olarak kabul edilemez. Davacı, dava dilekçesinde ileri sürdüğü davalı işverenin ücret alacağını ödemeyeceğini bildirdiğine ilişkin iddiasını ise ispat etmiş değildir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı ... 'ın davacının iddiasını doğruladığından bahsedilmiş ise de, bu tanığın beyanından bu şekilde bir anlam çıkarmak mümkün değildir. Zira tanık davacının ödenmeyen ücret alacağı olmadığını beyan etmiştir. Bu itibarla davacının iş sözleşmesini feshi haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9530, K. 2013/9313, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama