KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9731 E., 2013/14472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde iş makinesi operatörü olarak haftanın 7 günü 07:00-19:00 saatleri arasında hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını bildirerek fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesine göre mevsim nedeniyle çalışılmayan aylarda asgari ücretin altında kalmamak koşuluyla yarım ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve aylık ücrete yıllık ikiyüzyetmiş saat fazla çalışma ücretinin de dahil olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık beyanları ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık
beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir. İşçiye her ay ödenen ücret içinde fazla çalışmaların bir kısmının yer aldığı taraflarca kabul edildiğine göre 270 saat her yıl için kanıtlanan fazla çalışma süresinden indirilmelidir.
Somut olayda, taraflar arasında 10.09.2009 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinin 6. maddesinin "i" bendinde yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu kararlaştırılmıştır. Yukarıda anılan ilke gereği; davacının yıllık 270 saati aşan fazla çalışması varsa hesaplanarak davacıya ücretinin verilmesi gerekmektedir. Ayrıca dosyaya sunulan bordrolarda fazla mesai ve hafta tatiline ilişkin ücret tahakkukları bulunmaktadır.
Banka kayıtları karşılaştırılmak suretiyle fazla mesai ve hafta tatili ücretine ilişkin tahakkuk yapılan miktarların davacıya ödendiği anlaşılıyorsa tahakkuk yapılan aylar dışlanarak hesaplamanın yapılması gerekir. Ayrıca sözleşmenin 3. maddesinde işçinin mevsim nedeniyle çalışmadığı aylarda asgari ücretin altında kalmamak koşuluyla yarım ücret üzerinden ödemeyi peşinen kabul ettiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin bu maddesi gözetilmek suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde hesaplama yaptırılarak çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9731, K. 2013/14472, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama