KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9745 E., 2013/17394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı Belediyede 15.02.2000 tarihinden emekli olduğu 19.07.2004 tarihine kadar çalıştığını, Toplu İş Sözleşmesi hükümleri gereğince, kıdem tazminatının her yıl için 70 gün üzerinden hesaplanıp ödenmesine ilişkin düzenlenme bulunmasına rağmen davalı işveren tarafından zamsız ücret üzerinden eksik hesaplamayla kıdem tazminatının ödendiğini, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan yardımlardan hiçbirinin ödenmediğini beyanla fark kıdem tazminatı, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti alacakları ile Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan yakacak, giyim, kira, yemek,
aile ve çocuk yardımı ile ücret zammı farkı, kıdemlilik zammı ve ikramiye alacaklarının hak edildikleri tarihten işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, dava tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düşürülmediği ve dava dilekçesinde açıkça hangi tarihten itibaren faiz talep edildiğinin belirtilmediği gerekçesiyle kıdem tazminatı dışındaki diğer alacakların dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların temerrüt tarihi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 61 nci maddesinde, “Toplu İş Sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahkum edilen taraf, temerrüt tarihinden itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi üzerinden temerrüt faizi ödemeye de mahkum edilir” şeklinde kurala yer verilerek, uygulanması gereken faiz oranı belirtilmiştir.
Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarından ödeme günü açıkça kararlaştırılmış olanlar bakımından belirlenen ödeme tarihi, ödeme günü tespit edilmemiş olanlar yönünden ise işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizine karar verilmelidir. Dava dilekçesinde yasal faiz istenmiş olması da bu bakımdan sonuca etkili değildir.
Yukarıda sözü edilen faiz 2822 sayılı Yasada belirlenmiş olmakla, işçinin isteği bahsi geçen özel faiz olarak anlaşılmalıdır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesiyle toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının hak edildikleri tarihten işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, hüküm altına alınan alacakların Toplu İş Sözleşmesindeki hakediş tarihleri gözetilmek suretiyle temerrüt tarihinin belirlenmesi ve o tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken; davacının dava tarihinden önce davalı tarafı temerrüde düşürmediği ve dava dilekçesinde açıkça hangi tarihten itibaren faiz talep edildiğinin belirtilmemesi gerekçesiyle dava tarihinden işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle tahsiline karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının her talebi hakkında mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir. Davacının, dava dilekçesiyle yıllık izin ücreti alacağını talep etmesine rağmen; mahkemece iki kez giyim yardımı hakkında karar verilerek, yıllık izin ücretiyle ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9745, K. 2013/17394, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama