KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9749 E., 2013/11139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının
2-Davacı, işverenin zorla ibraname imzalatmak istediğini, imzalamayınca ücretin asgari ücrete düşürüldüğünü, ve 15.03.2010 tarihinde de haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davacının kameraman olması nedeniyle 5953 sayılı Yasaya tabi olduğu, geçmişe yönelik ibraname imzalamaması nedeniyle sözleşmenin işveren tarafından feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 6 gün boyunca 08.00-21.00 saatleri arası çalışarak haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Mahkemece davacının fazla mesai alacağı hesaplaması yapılırken davacı tanık beyanlarına itibar edilmiştir. Ancak davacı tanıklarından ... ve ...’ın davalı işverene karşı açmış oldukları davaları bulunmaktadır. Bu nedenle işverenle husumetli olduklarından beyanlarına itibar edilmesi hatalı olmuştur.
Diğer davacı tanığı ...’ın ise işverene karşı açmış olduğu herhangi bir davası yoktur ve beyanına itibar edilebilir. Davacı tanığı ... ise işyerinde sadece 5 yıl çalışmıştır ve sadece bu dönem için çalışma şartlarını bilebilir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş davacının fazla mesai alacağını tanık ...’ın çalışma süresi ile sınırlı olmak üzere hesaplayıp hüküm altına almaktır.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9749, K. 2013/11139, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama