KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/11376 E., 2014/19867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece feshin usule ve kanuna uymadığı ve 6 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine karar verilirken, boşta geçen süre için 5 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır.
Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir.
Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iş sözleşmesinin kendi isteği ve savsaması yüzünden çevresindekilerin ve işin güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle 4857 sayılı İş kanunun 25/II-ı bendi gereği feshedildiği ve feshin 07.04.2014 tarihinde sözlü yapıldığı, kazanın öğrenme tarihinin 26.03.2014 iş kazası bildiriminin 27.03.2014 ve feshin 6 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı sabittir.
6 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra işverence gerçekleştirilen feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalının bu yjne ilişkin temyiz itirazları yerinde değilse de 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak 5 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir.
Karar bu yönü ile hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/11376, K. 2014/19867, 31 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama