KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/11872 E., 2014/17141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 06.02.2014 tarihli hükmün, davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından; 21.03.2014 tarihli tavzih kararının birleşen dava davalısı ... ve davacı vekili tarafından Yargıtayca incelenmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davalı ... ve davacının 21.03.2014 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz talepleri bakımından;
Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı .... vekili davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı .... açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar davalı .... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 28.03.2013 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma gereklerini yerine getirip ek hesap raporu aldıktan sonra davalı .... açısından davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacı vekili, davacının kayden 1 ay çalıştığı acente olarak faaliyet gösterdiği anlaşılan ... hakkında aynı istemlerle dava açmış, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında açılan bu dava eldeki dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece birleştirilen dava dikkate alınmadan hüküm kurulmuş, davacı vekilinin tavzih olarak nitelendirdiği talebi üzerine birleşen davanın davacısının isminin karar başlığına eklenmesine ve hüküm altına alınan alacaklardan diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasına yönelik ek karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 305.maddesine göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hal böyle olunca mahkemenin hakkında hüküm kurmayı unuttuğu birleşen davanın davalısını tavzih yolu ile eklemesi, bu davalıyı hüküm altına alınan alacaklardan sorumlu tutması mümkün olmayıp yapılan işlem usule aykırıdır. Bu nedenle 21.03.2014 tarihli tavzih kararı bozularak ortadan kaldırılmalıdır.
2-Davalı ...'nin 06.02.2014 tarihli asıl karara yönelik temyizi bakımından;
Davacının bozma kararı sonrası birleştirme talebi üzerine birleştirilen ... hakkındaki birleşen dava hakkında asıl kararda usulünce hüküm kurulması gerektiğinden ve bu husus davalı ...'nin hak alanını da ilgilendirdiğinden karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/11872, K. 2014/17141, 15 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama