KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2014/15834 E., 2015/251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemei Sıfatıyla)
- Tarihi
- 10/06/2014
- Numarası
- 2013/545-2014/385
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, feshin geçerli nedenlere dayanmadığını belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davacının depo görevlisi olarak görev yapmakta iken ... Enerji Grubunda genel olarak organizasyon değişikliğine gidildiğini, davacının çalıştığı "Görevli,Depo" ünvanının kaldırılmasına karar verildiğini, alınan işletmesl karar gereği davacıya verilecek başka görev bulunmadığından iş akdinin feshedildiğini ve feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin her ne kadar yönetimsel karar gereği davacıyı istihdam etmek durumu kalmadığını belirtmişse de muhasebe ve satın alma kadrosunda davalı şirkette işe başlayan davacının daha sonra depo elemanı kadrosu ile işine devam ettiği, davacının çalıştığı bölümün başka şirkete devredilmediği, keza depoculuk faaliyetinin işin gereği her zaman gerekli olduğu davacının yapmış olduğu işlerin İ..
B.. isimli işe alınan bir mühendise verildiği, davacının çalıştığı birim ve bölümün kapatılmadığı, kadro fazlalığının bulunmadığı, istihdam fazlalığının olmadığı, davacının tek olarak çalıştığı, davacının çalıştığı alanın faal olduğu, davacının davalının başka iş yerlerinde istihdam edilme imkanının olduğu, davacıdan kaynaklı bir performans düşüklüğü veya verimsizliğinin olmadığı ve davalı tarafça bu hususun ileri sürülmediği,
işin devredildiği şirket ile asıl işverenin aynı holding bünyesindeki farklı anonim şirketler olması dikkate alındığında, personel tasarrufu ve yönetimsel karar ile bu yönetimin ve organizasyon değişikliği ile işlerinin başka bir şirkete yaptırılması ve işletmesel karar gerekçesi adı altında diğer yönetici kadrosundaki kişilere ve personele işin aktarımı sağlandıktan sonra davalı tarafça davacının işten haksız ve geçerli olmayan bir şekilde çıkarıldığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine karar verilmiş ve karar verilirken işe başlatılmama tazminatı davacı işçinin 4 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde takdir edilecek tazminatın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair Mahkeme kararı gerekçesi isabetli olup davalı vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir. Ancak davacının özelleştirme sırasında emekliye ayrılıp Kurumda çalışmaya devam ettiğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğu ve çalışmasının 15 yılın üzerinde olduğu anlaşıldığından işe başlatmama tazminatının davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın fesih nedeni ve çalışma süresi dikkate alınarak 6 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. Davacı vekilinin bu yöne dair temyiz itirazı yerindedir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak ortadan kaldırılmış ve Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/15834, K. 2015/251, 21 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama