KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/16231 E., 2014/22289 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin feshi nedeni ile kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2013 tarihli ilamı ile özetle, ”2-...Somut olayda, davalı tarafından ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı defii süresinde olmadığı gibi davacı tarafından zamanaşımı defii de kabul edilmemiş olmasına rağmen mahkemece, süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı defii gözetilerek hüküm kurulması hatalıdır.
3-Taraflar arasında fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarına hükmedilen takdiri indirim uyuşmazlık konusudur.
Davacının, bar olan işyerinde haftanın 7 günü çalıştığı tanık beyanları ile sabit olmuştur. Yapılan işin niteliği ve yapıldığı yer yanında davacının çalışma koşulları da sabit olduğuna göre fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarından hakkın özünü etkileyecek boyutta %40 oranında takdiri indirim yapılması da isabetsizdir.
4-Kabule göre ise, davacı, dava ve ıslah dilekçesinde kıdem tazminatı dışında diğer alacaklara ihtarname tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmesine ve ihtarnamenin de davalıya tebliğ edildiğinin anlaşılmış olmasına rağmen mahkemece temerrüt tarihinden faiz işletilmesi gerekirken bundan zuhul ile hüküm kurulması da doğru olmamıştır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş ve yeniden davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece kararın gerekçe kısmında da yazılı olduğu üzere davacı taraf davadan önce gönderdiği 05.09.2006 tarihli olup 06.09.2006 tarihinde davalıya tebliğ edilen ihtarname ile davalıyı 12.09.2006 temerrüde düşürdüğü, davacının kıdem tazminatı dışındaki alacaklara temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, bu hususta davacı yararına bozma yapıldığı halde, hüküm altına alınan ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarına 12/09/2006 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olmuştur.
Ne varki bu aykırığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/16231, K. 2014/22289, 9 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama