KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2014/16526 E., 2015/4611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma
İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İdare vekili, husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, davalı şirket vekili ise temizlik işinin ihale ile üstlenildiğini, 31.12.2013 tarihi itibariyle Karayolları 14.Bölge Müdürlüğündeki faaliyetinin sona erdiğini, bu sebeple davacının talebi doğrultusunda işe iade yapılmasının fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, iş sözlemesinin ihale ile alınan iş gereğince belirli süreli olduğunu, haklı sebebe dayanan belirli süreli iş sözleşmesi olmasına ve kendiliğinden sona ermesine rağmen davacıyı mağdur etmemek için farklı bir işyerinde çalışmaya davet edildiğini,
davacıya Bursa sınırları içinde başka bir işyerinde çalışmaya başlayabileceği hususunda bildirim yapıldığını ancak davacının kendi el yazısı ile "ihaleyi alan yeni firma ...'de çalışmaya devam edeceğini" belirterek kabul etmediğini, ihale süresinin sona ermesi nedeniyle davacıyı mağdur etmemek için aynı koşullarda çalışması için işe davet edilmesine rağmen riayet etmediğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olduğundan feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi mevcut olup Karayolları 14.Bölge Müdürlüğü hizmet binalarının ve çevresinin temizliğinin 35 adet vasıfsız, 1 adet vasıflı personel ile yaptırılması işi olduğu ve davacının da bu kapsamda temizlik görevlisi (ayrıca getir götür işleri vs yaptığı) olarak çalıştığı davacı işçinin işvereni olan şirketin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemenin feshin geçersizliğine ilişkin verdiği karar yerinde olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacının asıl işverene ait işyerine değil alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekir.
Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınarak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu tutulmaları gerekirken gerekçede davalılar arasındaki ilişki irdelenmeksizin ve yine asıl işveren K..
M..ne işe iadesine şeklinde karar verilmesi hatalı olup davalı Karayollarının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde olduğundan kabul edilmelidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/16526, K. 2015/4611, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama