KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2014/19649 E., 2015/1837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Adana 5. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 26/09/2014
- Numarası
- 2013/917-2014/712
Karar Metni
1.505 kelime·8 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının (kapatılan) Adana İl Özel İdaresi'nde çalışırken kadrolu işçiliğe geçişte mevsimlik işçi olarak çalıştığı yıllara ait çalışmalarının dikkate alınmadığını, bu nedenle derece ve kademesinin yanlış belirlendiğini iddia ederek derece ve kademe tespiti ile fark ücret ve bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
(Kapatılan) Adana İl Özel İdaresi vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 2014 yılı yerel seçimleri ile birlikte 6360 sayılı Yasa'nın 1.maddesi ile tüzel kişiliğine son verilen Adana İl Özel İdaresi'nde çalışan davacı işçinin aynı yasanın geçici 1.maddesine göre oluşturulan Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu tarafından hangi kuruma devredildiği açıklığa kavuşturulmuş ve Adana Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'na dava teşmil edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kararı verilmiştir.
Dosyada bulunan SGK. hizmet cetveli ile işe giriş bildirgelerinden davacının sadece 1999 ve 2000 yıllarındaki çalışmasının (342 ve 330 gün olup) 11 ayı geçtiği, daimi kadroya geçtiği 02.02.2001 tarihine kadar diğer yıllardaki çalışmalarının ise 11 ayı (330 gün) bulmadığı anlaşılmaktadır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre 11 ayı bulan çalışmalar artık mevsimlik olmaktan çıkmakta olup sadece mevsimlik çalışma dahi olsa 11 ayı aşan çalışmalar için yıllık ücretli izin hakkı doğmaktadır.
Hükme dayanarak yapılan bilirkişi raporunda ise, davacının mevsimlik işçilikte geçen tüm çalışmaları gün olarak toplanıp yıla çevrilerek yıllık izin ücreti hesap edilmiştir.
Hal böyle olunca, davacının kadroya geçmeden önceki dönemde sadece çalışmasının 11 ayın üzerine çıktığı yıllar bakımından yıllık izne hak kazandığı kabul edilerek davacının talebi de 2001 yılına kadar olan çalışma dönemine ilişkin yıllık izin ücreti olduğundan sadece bu dönem için yıllık izin ücreti hesap edilmelidir.
Öte yandan davacının tespit edilen derece ve kademesine göre belirlenen iş sözleşmesinin sona erme tarihindeki yevmiyesi 82,31 TL olduğu halde 95,16 TL üzerinden yılık izin ücretinin hesap edilmesi hatalı olmuştur.
3-Mahkemece hüküm altına alınan ilave tediye ücreti 6772 sayılı Yasa'dan kaynaklanan bir alacak olup özel bir faiz türü öngörülmediğinden yasal faize tabidir. Bu nedenle ilave tediye alacağına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi doğru olmamıştır.
4-Mahkemenin 6360 sayılı Yasa'nın 1.maddesine göre tüzel kişiliği sona eren ve tasfiye edilen Adana İl Özel İdaresi yerine dava konusu uyuşmazlığı devralan Adana Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı hakkında hüküm kurması doğru olmuştur.
Ancak, 14.02.1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 28 ve 28/A maddeleri, 12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3.maddesi ile 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12.maddesine dayanılarak kurulan, 04.04.2014 tarihli ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik ile görev,
yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları düzenlenen Yatırım ve İzleme Koordinasyon Başkanlıkları Büyükşehir Belediyelerinin bulunduğu illerde valiye bağlı olarak çalışan, genel bütçeye dahil Valiliğin bir birimidir. Bu nedenle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesine göre harçtan muaf olduğu halde harçla sorumlu tutulması da ayrı bir bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19649, K. 2015/1837, 17 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama