KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2014/19705 E., 2015/2425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini feshin geçersizlğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının çalıştığı asıl işverenin davacının iş sözleşmesini feshetmesi üzerine davacıya ... Numune ve Araştırma Hastanesi'nde çalışması teklif edildiğini, davacının ise daha iyi bir iş bulduğunu belirterek teklifi kabul etmeyerek iş sözleşmesini kendisinin sonlandırdığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan işveren feshinin geçersiz olduğu belirtilerek işe iadesine karar verilmiştir.
Ancak; mahkemece, tefhim edilen kısa kararda işe başlatmama tazminatı 4 ay olarak belirlenmiş iken gerekçeli kararda 5 ay olarak hükmedildiği görülmüştür.
Mahkemece, son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim edilen karar, esas karar olup, 6100 sayılı HMK'nun 298/2.maddesi gereğince sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 08.07.2014 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Davanın işe iade davası olması ve 4857 sayılı İş Kanununun 20/3.fıkrası uyarınca temyiz halinde Yargıtay tarafından karar verilmesi mümkün olduğundan ve yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayandığının davalı işveren tarafından ispatlanamadığı görülmekle davalı temyizi yerinde değilse de kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki işe başlatmama tazminatının miktarı yönünden oluşan çelişkinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından davacının kıdem süresi dikkate alınarak 4 aylık işe başlatmama tazminatı miktarı olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19705, K. 2015/2425, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama