KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/20097 E., 2015/23316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, fazla mesai ücret alacaklarının ödenmesine ilişkin görüşmelerin sonuç vermemesi nedeniyle, kendisinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, iş akdini haklı nedene dayanmaksızın kendisi fesheden işçinin kıdem ve ihbar tazminatı alamayacağını, davacı tarafından yapılan feshin süresi içinde yapılmadığını, bu nedenle feshin hukuken geçersiz ve haksız olduğunu davalı işverenliği de ibra ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ibranamenin 23/11/2008 tarihinde tanzim edildiği ve davacının davalı işverenlik nezdindeki ilk mevsimlik çalışma dönemini kapsadığı, ayrıca herhangi bir miktar ve tutar içermediği, bu nedenle ibranameye itibar edilemeyeceği, davacı işçinin fazla mesai ücretine hak kazandığı, davalı işverenin işçinin ücretinin zamanında yattığını kanıtlayamadığından davacı işçi iş sözleşmesini feshetmekte haklı olup kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ıslah edilen kıdem tazminatı miktarı yönünden faiz başlangıcı ve faiz türünün ne olacağı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 26. maddesine göre hâkim, kanundaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, davacı kıdem tazminatı yönünden davasını ıslah etmiş; dava dilekçesinde 1000,00 TL kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile ıslah dilekçesinde ıslah ettiği 2.832,00 TL kıdem tazminatı yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasını, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacağının ise dava dilekçesinde yasal faizi ile ıslah dilekçesinde ıslah tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, hüküm altına alınan 3.832,00 TL kıdem tazminatının tamamına akdin feshi tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizine diğer alacakların dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Talep ve uygulanması gereken faiz türü gözetilerek kıdem tazminatının ıslah ile arttırılan bölümüne ıslah tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranını aşmamak üzere yasal faiziyle, diğer alacakların ise dava ve ıslah tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranını aşmamak üzere yasal faiz yürütülmesi gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/20097, K. 2015/23316, 25 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama