KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/2240 E., 2014/10284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı .... San. Tic. A.Ş.'nin ve davalı ... Turizm İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı iş akdinin davalı işveren tarafından haksız sebeple feshedildiğini, yıllık izin kullanmadığını, fazla mesai yaptığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin 4857 sayılı Yasanın 25/2-h maddesine göre feshedildiği, ancak fazla mesai yapılması gerektiğine dair iş programının tebliğ edilmediği, ayrıca yapmakla ödevli bulunduğu görevi kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi yönünde ihtarat yapılmayıp bu konuda tutanak tutulmadığı anlaşıldığından davalı işveren tarafından yapılan fesih haksız olup kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin alacakların kabulüne karar verilmesi doğru olduğu gibi,
davacıya karşı birlikte sorumlu bulunan davalılar için müşterek bir sebepten dolayı davanın kısmen reddedilmesi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 3/2. maddesine göre tek avukatlık ücreti takdir edilmesi de isabetli ise de; davada iki ayrı davalı bulunması ve her iki davalının da yargılamada kendisini ayrı vekille temsil ettirmesine rağmen hüküm bölümünde "davalı" kelimesi kullanılarak bir davalı yararına avukatlık ücreti yönünden hüküm kurulması ve bu davalının hangi davalı olduğunun da kararda açıklanmaması suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmekte ise de;
bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/2240, K. 2014/10284, 9 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama