İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/2480 K.2014/10766

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde davacı vekili ve duruşmalı olarak incelenmesi istemiyle davalı vekili tarafından ayrıca 17.1.2014 tarihli ek kararın davalı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun…

Esas2014/2480Karar2014/10766Tarih14 Mayıs 2014Okuma5 dk · 1.062 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2014/2480 E., 2014/10766 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2014
Mahkemesi
Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi
25/09/2013 (17.1.2014 T.Ek Karar
Numarası
2012/83-2013/469
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.062 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde davacı vekili ve duruşmalı olarak incelenmesi istemiyle davalı vekili tarafından ayrıca 17.1.2014 tarihli ek kararın davalı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1-Davalının 17.1.2014 tarihli ek karara yönelik temyizi yönünden; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun;

434/1.fıkrasında; Temyiz dilekçesinin hangi mahkemeye verilmişse o mahkemece temyiz defterine kaydolunacağı ve temyiz edene ücretsiz bir alındı kağıdı verileceği,

434/2.fıkrasında; Temyiz isteğinin harca tabi değilse dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği, harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılacağı bildirilmiştir.

Aynı maddenin 3.fıkrasında ise; Temyiz dilekçesinin verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması halinde kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderlerin tamamlanmaması halinde mahkemece kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği bildirilmiştir.

Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3. maddesi çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır.

Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1969 gün ve 1969/2-417-719 sayılı kararında açıkça vurgulanmış; daha sonra verilen kararlarda kararlılıkla bu uygulama sürdürülmüştür (Hukuk Genel Kurulunun 19.02.1997 gün ve 1996/2-897 E.-1997/86 K.; 13.04.2005 gün ve 2005/12-237 E.-248 K.; 30.11.2005 gün ve 2005/5-634 esas-2005/680 k.; 09.05.2007 gün ve 2007/12-178 E.-249 K. sayılı Kararları). Nitekim doktrinde de aynı görüş benimsenmiştir(Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Bası, Cilt 5, Sayfa 4587 vd.).

Somut olayda; tebligat üzerine yazılan ve hâkimin sicil numarası, imzası ve mahkeme mührünü taşımayan açıklamalar, yasanın aradığı yönteme uygun kabul edilemeyeceği gibi, hâkim tarafından verildiğinin kabulüne de olanak yoktur. Bu bakımdan hukuki sonuç doğuracak nitelikte de değildir.

Mahkemenin, hâkim tarafından verilmiş; usulüne uygun bir kararı ve tebligatı bulunmadığından; eksik içerikli ve hakim imzasından yoksun bildirimin hukuken geçerli kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi; usule aykırı ve geçersiz bu belgelerin hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması da kabul edilemez.

Öyle ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İkinci Dairesi tarafından verilen 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu/Türkiye davasına ilişkin kararda; yargı mercilerinin usul kurallarını çok sıkı uygulaması ve dar yorumlaması nedeniyle kişilerin, uyuşmazlığın esasının incelenmesinden mahrum bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1 maddesinin ihlali olarak kabul edilmiştir. Bir iç hukuk kuralı haline gelen AİHS ve buna dayanılarak verilen bu karar da göz önüne alındığında, hak kaybının önüne geçilecek şekilde değerlendirme yapılması olayın özelliğine daha uygun düşmektedir.

Bu nedenle davalı vekilinin 17.01.2014 tarihli, muhtıraya rağmen davalı tarafça temyiz harcının yatırılmaması nedeniyle davalının temyiz talebinin reddine dair ek kararın bozularak kaldırılması ve asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.

2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.

3-Davacı vekili, davalı işyerinde 23/07/1999-11/07/2011 tarihleri arası çalıştığını, iş akdine işverence yasal haklarının ödeneceği söylenerek son verildiğini, ancak 4.470 TL kıdem tazminatı dışında başkaca ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000 TL kıdem tazminatı, 1.000 TL fazla mesai, 100 TL izin ücreti, 100 TL ulusal bayram, 100 TL genel tatil ücreti alacağı olmak üzere toplam 3.300 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, alacakların zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılamaycağını, husumetin davalıya düşmediğini, işverenin Remkar Ltd olduğunu, davacının rızası alınmak kaydıyla bu firmaya devredildiğini ve davanın bu firmaya ihbarı gerektiğini, firmaların farklı firmalar olduğunu, işe başlama tarihinin 01/11/2000 olduğunu, daha önce başladığı iddiasının doğru olmadığını, Remkar şirketinde asgari ücretle çalışıldığını, iş akdinin istifa nedeni ile sona erdirildiğini, 2009 ve öncesi çalışmalarının karşılığı tazminatın ödendiğini, sonrası için tazminat istenemeyeceğini,

davacıya kıdem tazminatı olarak brüt 6.122.00 TL dan davacı üzerindeki 1.485.00 TL iş avansı da mahsup edilerek net 4.600,00 TL ödendiğini, sefer primlerinin kıdem tazminatına dahil edilemeyeceğini, Remkar şirketinde 45 saatten fazla çalışma yapılmadığını, çift şoför ile çalışıldığını, şoförlerin çalışma süresini kendilerinin belirlediğini, izinlerin kullanıldığını, Remkar döneminde bayram ve genel tatillerde çalışılmadığını, çalışıldığında ücretlerin ödendiğini, ibraname düzenlendiğini, davacının emeklilik sebebiyle istifa ederek işten ayrıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davacının, davalı şirket nezdinde 01/11/2000-11/07/2011 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının 01/09/2009 tarihinde dava dışı Remkar şirketine devredildiği anlaşılmakta ise de, davalının savunmalarından her iki şirket arasında organik bağ olduğu ve davalı şirketin asıl işveren sayılması gerektiği kanaati ile tüm çalışma dönemi alacaklardan sorumlu tutulması gerekmiş, yine dosyaya sunulan istifa dilekçesinin yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alınarak davacının uzun yıllar çalıştığı işyerinden yasal haklarından vazgeçerek ayrılması hayatın olağan akışına ters düştüğünden dikkate alınamayacağı,

işverence feshin haklı nedenle yapıldığına, kıdem ihbar tazminatının ödendiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, yapılan 4.470 TL lik ödemenin hesaplanan kıdem tazminatından mahsup edilmesi gerektiği, itibar edilen bilirkişi raporuna göre yapılan ödeme mahsup edildikten sonra davacının kıdem tazminatı alacağının 6.031,15 TL, izin ücretinin 376,50 TL, davacı işçinin yaptığı işin niteliği, işyerindeki genel çalışma koşulları değerlendirilip takdiren %30 oranında indirim uygulanmak suretiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının 134,32 TL olduğu,

fazla mesai alacağının ise bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacıya daha önce avans olarak ödenen kıdem tazminatı ödememsinin ne miktarda mahsubu gerekeceği yönünde ihtilaf bulunmaktadır.

Davalı taraf cevap dilekçesinde davacıya 15.09.2009 tarihinde 6.122.00 TL brüt kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı 1.485.00 TL nin iş avansı olarak davacının uhdesinde kalan miktar olup 4.600,00 TL'sı da nakit ödendiğini savunmuştur. Gerçekten 15.09.2009 tarihli ödeme bordrosunda davacıya toplam 6.122.00 TL kıdem tazminatı ödemesi gözükmektedir. Bu belgede davacının da imzası bulunmaktadır. Bu nedenle 6.122.00 TL brüt olduğu davalı tarafça ifade edilen kıdem tazminatı avansının net üzerinden 15.09.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte kıdem tazminatı hesabından mahsup edilmesi gerekirken bilirkişinin 4.600.00 TL yi mahsuben hesaplamasına göre hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.

O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 17.1.2014 tarihli ek kararının bozulup kaldırılmasına temyiz olunan 25.9.2013 tarihli kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/2480, K. 2014/10766, 14 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/2480
Karar No
2014/10766
Tarih
14 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/2481 K.2014/13220
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/2481 K.2014/9910
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/2481 K.2014/14903
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/2481 K.2014/11426
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/2481 K.2014/7296
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/2481 K.2014/10359

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.