İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/6399 K.2014/17902

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2014/6399Karar2014/17902Tarih24 Eylül 2014Okuma6 dk · 1.116 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2014/6399 E., 2014/17902 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2014
Mahkemesi
Trabzon 2. İş Mahkemesi
Tarihi
11/03/2014
Numarası
2013/65-2014/108
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.116 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, davalıya ait bujiteri işyerinde 01.10.1987 tarihinden 30.09.2005 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, aynı işyerinde A. B.., H.. B.. ve bu kişilerin oğulları olan O. B.. işverenliğinde, son olarak da davalı M. B.. işverenliğinde çalışmasını kesintisiz olarak sürdürdüğünü, davalının 30.09.2005 tarihinde davacının 12 yaşındaki kızı E.G.., davalının annesinin eğitim kurumu olan F.

B.. eğitim kurumlarına vermemesi üzerine, davacının ruh dengesini ve psikolojisini bozacak şekilde şiddetli baskı uygulayarak, çeşitli belge ve senet imzalatarak, boş kağıtlara imzasını alarak, işçilikten doğan hiçbir hakkını ödemeyerek iş akdini haksız fesih ettiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının, ikame ettiği iş bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira davacının hakkettiğinden fazlasını alıp işi kendisinin bıraktığını, davacının davalı işyerini aralarındaki güven sonucu yıllardır kendisinin işlettiğini, dolayısı ile davacının maaşını fazla mesaisini ve hakkettiği tüm alacaklarını kendi kendisine verdiğini, davalının iş yoğunluğu nedeni ile Trabzon'dan ayrılıp İstanbul’da ikamet ettiğini, davalı işyeri ile bu sebeple ilgilenemediğini, davacıya olan güveni nedeni ile davalı işyerini ve deposunu mal dolu şekilde ve borçsuz olarak emanet ederek bıraktığını,

ancak davacının bugüne kadar kazançlarının hiçbirisini davalıya vermediğini, davacının bir kooperatife ev almak için 30.000,00 TL vermesi, villa kiralayıp oturması, lüks araba satın alması ve davacının memleketi olan Sürmene’de dayalı döşeli daire satın alması ve şahsı adına Akbank Mumhane Şubesinde 7375639-0 nolu hesabı açarak, bu hesaplarda harcamalar yaptığını tespit etmesi üzerine,

davacıya bir araya gelip dükkanın kendi sorumluluğunda bulunduğu döneme ilişkin gelir-gider hesabını yapmak üzere çağırdığını, bunun üzerine davacının bir yerde işi olduğunu bahane etmek sureti ile gittiğini ve bir daha dönmediğini, bunun üzerine davalının, komşu esnaf ve davacının kayınpederinin de bulunduğu şekilde mal sayımı yaptığını, sayım sonucu dükkanın durumunun, depo ile birlikte içindeki malların, dükkan borçlarının üçte birini karşılamayacak halde olduğunu, zira dükkanın borca batık bir halde olduğunu,

davalının bilahare dükkanı kendi dükkanı gibi çalıştırdığını ve kendine ait harcamalarda bulunduğunu itiraf ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile davacının sanık olarak yargılandığı Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2007/227 E. sayılı dava dosyasında; ceza yargılamasının tüm aşamalarında sanık davacının savunma ve beyanlarında;

resmi olarak katılan davalının babası adına kayıtlı olan dükkanın işletmesini 1983 yılında devraldığını, kendisinin söz konusu işyerinde sigortalı olarak gösterilmesine rağmen aslında dükkanın işletmesini kendisinin yürüttüğünü, katılan davalı ile bir ortaklığının olmadığını, dükkanın işletme hakkını gayri resmi olarak kendisine devredildiğini, 1983 yılından itibaren dükkana giren ve çıkan malda bir haklarının bulunmadığını, katılana aylık veya yıllık belli bir kira veya kar payı adı altında ödeme yaptığını beyan ettiği, bir kısım tanıkların da aynı yönde beyanda bulundukları, katılanın bu davanın davalısı, sanığının ise davacı olduğu,

ceza dosyasında mahkemece ''davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin varlığının tespit edilemediği'' gerekçesiyle sanık davacının beraatine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğinin anlaşıldığı, her ne kadar ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağı bilinmekte ise de ceza mahkemesince varlığı kabul edilen maddi vakıaların bağlayıcı olduğu,

bu itibarla davacının sanık olarak yargılandığı Trabzon 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/227 E. sayılı dava dosyasında aşamalarındaki savunmaya yönelik beyanları ile tanık anlatımları ve anılan mahkeme kararının gerekçesi nazara alındığında davacı ile davalı arasında , işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, bu itibarla davacının dava konusu ettiği işçilik alacaklarından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.

Kanunun 2 nci maddesinde bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez.

Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.

İş sözleşmesini eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayıran en önemli ölçüt bağımlılık ilişkisidir. Her üç sözleşmede, iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren-eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağımlılığı vardır.

İş sözleşmesini belirleyen ölçüt hukukî-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukukî bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki talimatlara uyma yükümlülüğünü içerir. İşçi edimini işverenin karar ve talimatları çerçevesinde yerine getirir. İşçinin işverene karşı kişisel bağımlılığı ön plana çıkmaktadır.

İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini, işçinin işverenin talimatlarına göre hareket etmesi ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır.

İşin işverene ait işyerinde görülmesi, malzemenin işveren tarafından sağlanması, iş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat alması, işin iş sahibi veya bir yardımcısı tarafından kontrol edilmesi, işçinin bir sermaye koymadan ve kendine ait bir organizasyonu olmadan faaliyet göstermesi, ücretin ödenme şekli, kişisel bağımlılığın tespitinde dikkate alınacak yardımcı olgulardır. Bu belirtilerin hiçbiri tek başına kesin ölçüt teşkil etmez.

İşçinin işverenin belirlediği koşullarda çalışırken kendi yaratıcı gücünü kullanması ve işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Çalışanın işyerinde kullanılan üretim araçlarına sahip olup olmaması, kâr ve zarara katılıp katılmaması, karar verme özgürlüğüne sahip bulunup bulunmaması bağımlılık unsuru açısından önemlidir.

İş sözleşmesinde işçi işveren için belirli veya belirsiz süreli olarak çalışır. Vekâlet sözleşmesinde ise vekil kural olarak uzmanlığı bakımından iş sahibinin talimatları ile bağlı değildir. İş sözleşmesinin varlığı ücretin ödenmesini gerektirir. Oysa vekâlet için ücret zorunlu bir öğe değildir. Vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerde iş sözleşmesinin aksine sosyal nitelikte edimlere ve koruma yükümlülüklerine rastlanmaz. Vekil bağımsız olarak iş görür, bu nedenle faaliyetini sürdüreceği zamanı belirlemede kısmen de olsa serbestliğe sahiptir. Bütün zamanını tek bir müvekkile özgülemek zorunda olmayan vekil, farklı kişilerle vekâlet sözleşmeleri yapabilir. Ekonomik olarak tek bir işverene bağımlı değildir.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.

Somut olayda; Mahkemece taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığı, davacının dava konusu ettiği işçilik alacaklarından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece işçi işveren ilişkisi olmadığının kabul edilmesi nedeniyle davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin davanın esasına girilerek reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/6399, K. 2014/17902, 24 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6399
Karar No
2014/17902
Tarih
24 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/6402 K.2014/17950
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/6404 K.2014/17733
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/6405 K.2014/17961
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/6406 K.2014/17735
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/6406 K.2014/20981
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/6407 K.2014/17734

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.