KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/6949 E., 2014/13038 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi, elektrik şefi olarak davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin firmanın ekonomik durumunun bozulması gerekçe gösterilerek haksız ve geçersiz nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren davacının iş sözleşmesinin ekonomik nedenle karşılıklı olarak sona erdirildiği ve davacıya haklarının ödendiğini, sonra ek beyanında ise şirketin üretim türünü değiştirip küçük torbalar yerine bigbag sistemine geçilerek büyük makinalar alınıp 1-2 ton taşıma kapasiteli torba üretimine geçtiklerini ifade ederek işletmesel kararla 18 işçinin işten çıkartıldığını, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davalı şirket davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı iş kanunun 18. Maddesi gereğince işin ve işletmenin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenlerle feshedildiğini savunmuş devamında şirketin yeni bir sisteme geçtiğini bu sistemde daha az işçiye ihtiyaç duyulduğunu beyan etmiştir. Hem davacı hem de davalı tanıkları bu sisteme yaklaşık iki yıl önce geçildiğini beyan etmişlerdir.
Yine her iki taraf tanıklarının da beyanlarında bu yeni sistem sebebiye yeni makinalar alındığı belirtildiği gibi fabrikada başkaca herhangi bir tasarruf tedbiri aınmadığı da belirtilmiştir. Davalı iş yerinin çalışan işçilere yıllık ücretli izinleri kullandırdığı veya ücretsiz izin teklif ettiği, alt işveren işçilerinin işlerine son verdiği, İŞKUR a kısa çalışma ödeneğinden yararlanmak için başvuruda bulunulduğuna dair herhangi bir delil de dosyada mevcut değildir.
Her ne kadar bir işletmesel karar alınarak işten çıkarılacak işçiler birim birim belirlenmiş ise de elektrik bölüm şefi olarak çalışan davacıya neden ihtiyaç duyulmayacağı yönünde bir açıklama mevcut değildir.Bu nedenle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren davacının 8 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece feshin geçersizliğine,davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 8 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının kıdemin 17 yıl olup 15 yılı aştığından işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. Belirtilen nedenlerle, davacının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/6949, K. 2014/13038, 11 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama