KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/8862 E., 2014/17285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve temyiz nedenlerine göre davalı ...’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı ..., davacı ile davalı idare arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu, davanın davalı idare açısından husumetten reddi gerektiğini, davalı Bilge Sosyal Hizmetler şirketi ise; taraf değişikliğine muvafakatlerinin olmadığını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının son 1 yıllık çalışmasının davalı şirket nezdinde geçtiğini, davacının usulüne uygun olarak emeklilik nedeniyle işten ayrıldığına dair SGK’dan aldığı bir yazı ile davalı şirkete başvurusu olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdini emeklilik nedeniyle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kıdem tazminatına uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda; davacının iş akdini emeklilik nedeniyle feshettiği sabit olmakla birlikte davacının SGK’dan aldığı emekliliğe hak kazandığına dair belgeyi işverene sunduğunu ispat edememesi karşısında davacının kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, ayrıca davalı ...’nın harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirme diğinden karar bozulmamalı kararı diğer davalının temyiz etmediğide gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/8862, K. 2014/17285, 17 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama