KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/12633 E., 2015/14871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, husumet itirazı ile birlikte davacının performansının asıl işverence yetersiz bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıda performans düşüklüğü olduğu iddiasının objektif ölçülerle tespit edilmediğinin yanında davacıdan bu konuda yazılı bir savunma almaksızın gerek ölçülülük gerek feshin son çare olması ilkesine aykırı bir şekilde doğrudan fesih yoluna gidilmesinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve boşta geçen süre ile diğer haklarına karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 maddesinin son cümlesi uyarınca, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda davacının ... İş Ortaklığının işçisi olarak çalıştığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ... ile diğer davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı arasında müşavirlik, danışmanlık hizmet alımı işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan iş ortaklığının bu işi üstlendiği, davalı ... ile ... iş ortaklığı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işe iadeye bağlı maddi sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları isabetli ise de infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında davacının hangi işverene iade edildiğinin belirtilmemesi ve davalı Karayolları harçtan muaf olduğu halde hüküm fıkrasında harçtan diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/12633, K. 2015/14871, 14 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama