İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/12772 K.2015/13255

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/12772Karar2015/13255Tarih29 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.197 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/12772 E., 2015/13255 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe İade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.197 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, davalının Gemlik'teki işyerinde 06/08/2013 -20/03/2014 tarihleri arasında şoför olarak aralıksız çalıştığını, davalı işveren tarafından iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davacının kendisinin işyerine gelmediğini, verilen görevleri yerine getirmediğini, tartışma çıkararak işyeri huzurunu bozduğunu, araç kullanırken dikkatsiz ve özensiz davrandığını, pek çok olumsuz davranışının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının iş akdinin kendisi tarafından feshedildiği iddiası davalı tarafça ispatlanamamış olup, davacının verilen görevleri yerine getirmediği, sorumsuz davranışlarının bulunduğuna dair hakkında tutulan tutanaklar davalı tarafça dosyaya sunulmuş ise de, davacının bu konulara ilişkin savunmasının alındığına ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, tanık anlatımlarından davacının fazla mesai ücretinin ödenmesini talep etmesi üzerine davalı işveren tarafından iş akdinin feshedildiğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliğine karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2007 tarih ve 2007/8-161 E., 2007/155 K. sayılı kararı ile de belirtildiği üzere adil yargılanma ve dinlenilme hakkının bir gereği olarak hakim, taraflara duruşmalarda hazır bulunmak, iddia ve savunmalarını bildirmek için imkan vermeli, tarafları usulüne uygun bir biçimde duruşmaya davet etmelidir. Fakat tarafların kendilerine tanınan bu imkana rağmen, duruşmaya gelmek zorunluluğu yoktur. Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin müeyyidesi, dava dosyasının işlemden kaldırılması veya yargılamanın gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesidir.

Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur.

AİHM'ye göre de iç hukuktaki duruşmada hazır bulunma hakkını kullanıp kullanmamaya karar verecek olan davanın bir tarafına, duruşmaya katılma imkanı verecek şekilde duruşmanın bildirilmemesi, silahlarda eşitlik ve çekişmeli yargılama ilkelerini özünden yoksun bırakır.

Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir.

Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir..

Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar.

Bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.

Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır.

Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar.

Burada üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise, yargılama makamlarının işlemlerinin çelişkili bulunmaması gerekmektedir. Yani mahkemece, adaletin görünür kılınmasını sağlayacak usul ve esaslara uyulurken, taraflarda farklı anlamlandırılabilecek işlemlerden kaçınılması gerekmektedir. Örneğin, taraflara tebliğ edilen davetiyelerde kesin süre verilmesine rağmen kesin süre sona ermeden karar verilmesi gibi...

Somut olayda, davalı taraf, cevap dilekçesinde tanık dinleteceklerini beyan etmelerine ve tanıkların isim ve adreslerini delil dilekçesinde bildirmelerine rağmen tanıklarının dinlenmediğini, sadece davacı tarafın iddialarının ve tanık beyanlarının dikkate alındığını iddia etmektedir.

Davalı taraf, süresinde sunduğu davaya cevap dilekçesinde tanık deliline dayanarak tanıklarının isimlerini bildirmiştir. 20.10.2014 tarihli öninceleme duruşmasında, davalı vekili, tanıklarının adreslerini bildirmek için süre talep etmiş ve talimat yazılmasını istemiştir. Mahkemece, davalı tarafa tanıklarının adreslerini bildirmeleri hususunda 1 hafta kesin mehil verilmesine, bildirildiğinde davalı tanıklarının yetki sınırları içindekilerden ikişer tanığın davetiye ile çağrılmasına, yetki sınırları dışındakiler için ilgili mahkemesine talimat yazılmasına, her bir tanık için 20,00 TL masrafın davalının avansından karşılanmasına şeklinde ara kararı verilmiştir.

Davalı vekilinin verilen kesin süre içinde dinlenmesini istediği tanıklarının adreslerini belirtir dilekçeyi dosyaya sunduğu anlaşılmaktadır.

23/12/2014 tarihli duruşmada, Mahkemece, davalı tarafça tanıklarına talimat yazılmasını isteyen dilekçe gönderilmişse de masraf yatırmadıklarından talimat yazılmadığı belirtilmiş, davalı vekili, tanıkların dinlenmesi için gider avansı yatırması hususunda süre verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının bu talebi konusunda karar verilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmiştir.

HUMK.nun 163. maddesi hükmünde kanunun tayin ettiği sürelerin kesin olduğu, hakimin de tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebileceği, verilen sürenin kesin olduğunun belirtmemesi halinde süreyi geçiren tarafın yeni bir süre isteyebileceği, bu istem üzerine verilecek ikinci sürenin kesin olduğu, kendisine ikinci kez süre verilen kişiye bir daha süre verilemeyeceği ve verilen sürenin uzatılamayacağı, kesin süre içinde yapılması istenilen işlemin yapılmaması halinde ilgili tarafın o işlemi yapma hakkının düşeceği açıklanmıştır.

Öğreti ve uygulamada hakim tarafından verilen sürenin kesin sayılabilmesi ve verilen süre içinde işlem yapılmaması halinde işlem yapma hakkının düşebilmesi için, ara kararında veya ilgili taraf adına çıkartılacak davetiyede yapılması istenen işlerin neler olduğunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde, tek tek ve ayrıntılı olarak belirtilmesi, masraf yatırılması için süre veriliyorsa hangi iş için ne kadar masraf istendiğinin, birden fazla iş için masraf yatırılması isteniyorsa bunların toplam parasal değerinin açıklanması ve ayrıntılı dökümünün yapılması, giderin nereye, hangi süre içinde yatırılacağının belirtilmesi,

verilen sürenin bu işlerin yapılabilmesi için yeterli uzunlukta olması, verilen sürenin kesin süre olduğunun açıklanması, istenen işlemin verilen süre içinde yapılmaması halinde bunun yaptırımının, bir başka deyişle hukuki sonuçlarının ara kararı veya davetiyede kuşkuya yer vermeyecek biçimde gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

20.10.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında Mahkemece, davalı tarafa tanıklarının adreslerini bildirmeleri hususunda 1 hafta kesin süre verildiği anlaşılmış olup davalı tarafın da bu kesin süre içinde tanıkların adreslerini belirtir dilekçeyi sunduğu görülmüştür. Ancak masraf yatırılmadığından tanıklar için gerekli talimat yazılamamıştır. Mahkemece, masraf yatırılması hususunda davalı tarafa verilen bir kesin süre sözkonusu değildir. Davalı tarafça 23/12/2014 tarihli duruşmada, tanıkların dinlenmesi amacıyla talimat yazılması için gider avansı yatırması hususunda kendilerine süre verilmesi istenmişse de Mahkemece bu hususta bir karar verilmeksizin ve davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanarak delilleri toplanmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesi hatalıdır.

Yapılacak iş; davalı tarafın tüm delilleri toplanarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/12772, K. 2015/13255, 29 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12772
Karar No
2015/13255
Tarih
29 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/12773 K.2015/13263
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/12775 K.2015/14581
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/12776 K.2015/18090
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/12776 K.2015/14589
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/12777 K.2015/15285
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/12778 K.2015/15289

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.