KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/13505 E., 2015/14583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
- Tarihi
- 11/12/2014
- Numarası
- 2014/221-2014/803
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalılar yanında ... İçmesuyu Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğinde klorcu olarak belirsiz süreli hizmet akdiyle çalışmakta iken, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin yazılı bildirim yapılmaksızın sözlü olarak ve emeklilik nedeniyle feshedildiğini, davacının davalı ... Başkanlığı ile Hizmet İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmelerinden üyelik veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlandığını, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ve feshin haklı yada geçerli bir nedene dayanmadığını öne sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı R..
B.., diğer davalı ile muvazaalı bir ilişkilerinin olmadığını, yine aralarında alt işveren üst işveren ilişkisinin de olmadığını, diğer davalının bakanlar kurulu kararı ile kurulmuş bir kamu tüzel kişiliği olduğunu, davacının çalıştığı dönemde işçilerin alınmasına, işten çıkarılmasına işyerindeki işlerin yürütülmesine yıllık izinli ücretlerinin kullanılmasına, işyerlerinin denetlenmesine işçilerin iş sözleşmelerinin tüm emir ve talimatların Birlik Başkanlığınca verildiğini, davalı Birliğin Rize Belediyesi dışında 8 üyesi daha olduğunu savunarak, ...
Başkanlığı vekili ise davacının ...
Başkanlığının işçisi olduğunu, davacının iş sözleşmesinin emeklilik süresinin dolmuş olması sebebiyle yazılı şekil şartı aranmaksızın derhal fesih hakkı kullanılarak feshedildiğini, feshin son çare olma ilkesinin gözeltildiğini, birlik başkanlığının yeniden yapılanması norm kadroya uygun bir sayıya ulaşılarak rasyonelleşmesi verimliliğin artırılması ve davacının emeklilik süresinin dolması nedeniyle yapılan feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, ... Başkanlığı'nın Resmi Gazetenin 18/06/2000 tarih ve 24144 sayısında yayınlanan Bakanlar Kurulunun 30/06/2000 tarih ve 2000/1002 sayılı kararnamesi ile kurulan kamu tüzel kişiliği olup, birliğin kendine ait tüzüğü mevcut olduğu hizmet merkezinin Rize ili ... ... Köyü olduğu, davalı ...
Başkanlığının ayrı organları olduğu, işlerin Birlik Başkanlığınca yapıldığını, davalı birliğin kendisine ait iş makinaları olduğu, birliğin amacının ... içme suyu tesislerini yapma, işletme hizmetleri ile onarımını bakımını yapmak veya yaptırmak, işletilmesini sağlamak olduğu, her iki davalı arasında işyeri devri olmadığını davalı birliğin yaptığı işlerin uzmanlık gerektirdiği her iki davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olmadığı, davalı Birlik personelinin izinlerini Birlik Başkanlığı'ndan aldığı,
birlikte çalışan personellerin ve davacının emir ve talimatları birlik müdürlerinden aldıkları, Birliğe üyelerinin verdiği gelirlerle işletildiği, her iki davalının farklı tüzel kişilikler olduğunu, davacının hiç bir zaman davalı Belediye Başkanlığı'nın işçisi olmadığı bu nedenlerle davalılar arasında muvazaa olmadığı, davalı Rize Belediyesi hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacının iş akdinin davalı işveren olan Birlik Başkanlığı tarafından yazılı bildirim yapılmaksızın sözlü olarak ve emeklilik nedeniyle feshedildiği,
bu feshin geçerli bir fesih olmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve işe başlatılmama tazminatının davacı işçinin 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31. maddesindeki (6356 sayılı kanun 25/5.)sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halide işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre davalılardan ... Başkanlığı'nın işçisi olduğu ve emeklilik koşullarının oluşması nedeniyle iş akdinin sözlü olarak feshedildiği anlaşılan işçinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve davalılar arasında muvazaa ya da asıl -alt işveren ilişkisi bulunmadığına dair mahkeme kararı isabetli olup davacı ve davalı Birliğin bu yönleri kapsayan temyiz itirazları yerinde değilse de davacının 31.02.2003-13.02.2014 tarihleri arasında kıdemi bulunduğu nazara alınarak işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık brüt ücret tutarında belirlenmesi gerekirken 8 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesi hatalı olup davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak ortadan kaldırılmış ve Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/13505, K. 2015/14583, 10 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama