İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/14409 K.2015/7293

İş Mahkemesi Dava Türü : Tespit

Esas2015/14409Karar2015/7293Tarih27 Nisan 2015Okuma5 dk · 1.031 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/14409 E., 2015/7293 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.031 kelime·5 dk okuma

İş Mahkemesi Dava Türü : Tespit

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı Sendika vekili, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu'nun 16.02.2012 tarih ve 2012/1 sayılı kararı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları'nda çalışan işçilerin norm kadro standartları, iş tanımları, nitelikleri, özlük hakları ve çalışma standartlarına ilişkin esasları belirleyen düzenleme yapıldığını, 16.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren bahsi geçen düzenlemenin Anayasa'ya, İş Kanunu'na, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na ve yerleşik hukuk kurallarına açıkça aykırı olduğunu,

Çorum SYDV'de çalışan ve müvekkil sendika üyesi işçilerin ve üye olmak isteyen tüm işçilerin menfaatlerini ve sendikalı olma özgürlüklerini ve Toplu İş Sözleşmeleri ile çalışma şartlarını serbestçe belirleme haklarını kısıtladığını, davalı Çorum SYDV'nin, yukarıda bahsi geçen Fon Kurulu düzenlemesi doğrultusunda işçilere iradeleri dışında "belirsiz süreli bireysel iş sözleşmesi" imzalattığını ve söz konusu bireysel iş sözleşmesinde yer alan ücret ve ikramiye dışında hiçbir hakkı uygulamadığını, oysa davalı ile müvekkil Koop-İş Sendikası arasında akdedilen 01.07.2011-30.06.2013 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesi bulunduğunu,

Toplu İş Sözleşmesinde yer alan ekonomik ve sosyal hakların, Fon Kurulunun bahsi geçen düzenlemesi sonrası imzalatılan bireysel iş sözleşmelerine kadar uygulanmaktayken işçilere iradeleri dışında imzalatılan bireysel iş sözleşmelerinden sonra uygulanmadığını, ayrıca Fon Kurulu'nun kararından sonra işçilere ödenen ücretlerde net hesaptan brüte geçilmiş olup bu durumun işçilerin yılın başlarında daha yüksek oranlı vergi dilimine girmelerine ve ellerine geçen net ücretlerinin her ay daha da azalmasına yol açtığını, Fon Kurulu'nun bahse konu kararı sonrasında SYDV'ler ile müvekkil Sendikanın Toplu İş Sözleşmesi bağıtlamasının iyice zorlaştığını,

zira Fon Kurulunun belirlemiş olduğu ücret ve ikramiye dışında hiçbir ödemenin yapılmamasını SYDV'lere şart koştuğunu, bu nedenle.

MKK'nun 113.maddesi uyarınca topluluk davası kapsamında davalı ile müvekkil Koop-İş Sendikası arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesi ile söz konusu, Fon Kurulu kararı doğrultusunda müvekkil Sendika üyesi işçilere imzalatılan bireysel iş sözleşmelerinde yer alan işçi lehine düzenlemelerin 6356 sayılı Kanunun 36.maddesi hükmü gereği Toplu İş Sözleşmesiyle birlikte uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, işverenlerin yürürlükte olan bir Toplu İş Sözleşmesinin yanı sıra bireysel iş sözleşmeside imzayabilecekleri, durumun varlığı halinde bireysel iş sözleşmesinin hukuken bağlayıcılığı ve geçerliliğinin 6356 sayılı Yasanın 36/1 fıkrası uyarınca belirleneceği, buna göre.

"Toplu İş Sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı olamayacağı, iş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümlerin alacağı bu düzenleme sonucunda işverenlerin, yürürlükte bulanan bir toplu iş sözleşmesinin varlığına rağmen işçileri ile bireysel iş sözleşmesi yapabilmesi mümkün olup bu iş sözleşmesinde tanınan haklardan daha düşük ya da sınırlı haklar öngürülmeyeceği, tam tersine, bireysel iş sözleşmesindeki hükümlerin ancak toplu iş sözleşmesine oranla işçiye daha yararlı ise,

geçerli ve bağlayıcı olacağı bunun olmadığı durumlarda işçilere tanınan ücret ve diğer mali hakları sınırlayan, ortadan kaldıran, kısaca işçi aleyhine hükümler içeren bireysel iş sözleşmesi hükümleri hukuken geçersiz kabul edilerek, bilirkişinin tanzim ettiği 18/07/2014 tarihli rapor denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Toplu İş Sözleşmesinden doğan hakların ihlâli veya inkârı halinde, yani kısaca ademi ifa halinde ortaya çıkacak bir hak uyuşmazlığı mahkemede bir eda davasına konu yapılabilecektir.

Genelde bu davanın mutat eda (ya da ifa) davalarından herhangi bir farklı yönü bulunmamaktadır. Davanın özelliği Toplu İş Sözleşmesinden doğan hakların taraflardan birince yerine getirilmemesi halinde açılabilmesidir. Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin, her iki türünün yani gerek vecibeyi gerekse normatif hükümlerin eda davasına konu yapılması kuşkusuz mümkündür.

Bununla beraber, eda davası çoğu kez Toplu İş Sözleşmesinin normatif hükümlerinin işveren tarafından ihlâli ya da inkârı halinde hakkı ihlâl veya inkâr edilen işçiler tarafından açılacaktır. Ancak işverenin de böyle bir dava açmasına engel bulunmamaktadır. Bu itibarla, uygulamada daha çok hakkı ihlâl veya inkâr edilen işçi ya da işçiler eda davası açabileceklerdir. Kuşkusuz işçi sendikaları da, üyesi işçiler adına eda davası ikame edebileceklerdir.

Bu husus Sendikalar Kanunu tarafından açıkça hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Ancak, yorum davasından farklı olarak eda davasını, hakkı ihlâl veya inkâr edilen kişiler açabileceklerdir. Zira eda davasını düzenleyen 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu m.61'deki "taraf” sözcüğüyle sözleşme taraflarının kastedilmediği; öyleyse, Toplu İş Sözleşmesinin tarafı işveren sendikası olsa bile, işçiler haklarını ihlâl eden işverenlerine karşı ifaya zorlama (eda) davası açabilecekleri kabul ediliyordu. (İş Hukuku Prof.Dr.Ü.Narmanlıoğlu Sayfa 526,527)

6356 SK.'nın düzenlemesinde Toplu İş Sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda dava açma imkânına yer verilmediğinden, konfederasyonların toplu iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda kollektif nitelikli dava açma imkânı yoktur. Buna karşılık bir toplu iş sözleşmesinin borç doğurucu hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda sendika, uyuşmazlığın doğrudan tarafı olarak dava ehliyetine sahiptir. Normatif kısma ilişkin uyuşmazlıklarda ise sendikanın kendi adına dava açıp açamayacağı, başka bir ifade ile üyelerin yazılı başvurusuna ihtiyacı olup olmadığı sorusu akıllara gelmektedir.

Toplu İş Sözleşmesinin normatif kısmı; iş sözleşmelerinin yapılması, içeriği ve sona ermesiyle ilgili hükümler olduğu, işçilerin bireysel haklarını ilgilendirdiği için bu kısma ilişkin eda davalarında (md. 53/2) işçilerin yazılı temsil yetkisi vermesi gerekir. Sendika kendi adına eda davası açamaz. Buna karşılık toplu iş sözleşmesinin normatif hükümlerinin yorumuna ilişkin davalarda sendikalar üye işçilerin yazılı başvurularına ihtiyaç duymadan kendi adlarına kollektif nitelikli bir dava açabilirler. Nitekim md. 53/1 açıkça yorum davasını sözleşmenin taraflarından her birinin açabileceğini öngörmüştür.(Toplu İş Hukuku Dr. A.Can Tuncay, Dr. F. Burcu Savaş sayfa 114,115)

Davada öncelikle tartışılması gereken konunun davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olup olmadığıdır.

Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarından olup, mahkemece davanın her aşamasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı kendiliğinden gözetilir. Ayrıca hukuki yarar yokluğu taraflarca da yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bununla birlikte tespit davalarında hukuki yarar özel olarak düzenlenmiştir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. maddesinin 2. fıkrasında, “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu itibarla tespit davalarında kanunda öngörülen istisnalar dışında, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararın bulunduğunu açıkça ortaya koyması gereklidir.

Somut olayda mahkemece, davacı sendikanın 01.07.2011- 30.06.2013 tarihleri arasında geçerli Toplu İş Sözleşmesinin ve işçilere imzalatılan bireysel iş sözleşmelerinin lehe olan hükümlerinin birlikte uygulanması gerektiğinin tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gözetilmeksizin davanın esasına girilerek kurulan hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

O halde davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davaıya iadesine, 27.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/14409, K. 2015/7293, 27 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/14409
Karar No
2015/7293
Tarih
27 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/14411 K.2015/13225
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/14412 K.2015/13226
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/14413 K.2015/7221
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/14414 K.2015/7222
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/14417 K.2015/13227
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/14419 K.2015/13228

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.