KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/15205 E., 2015/26056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 27.11.2013 tarihinde iş akdinin haksız ve sendikal sebeple sona erdirildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine ve 2.000,00 TL manevi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, ihale sözleşmesi hükümleri gereği işe alma, işten çıkarma ve personel hakkında işlem yapma yetkisinin müvekkili firmaya değil, diğer davalıya ait olduğunu, 28.10.2013 tarihinde diğer kurum tarafından gönderilen yazıda, şartnamenin ilgili maddeleri doğrultusunda davacı hakkında gerekli işlemlerin yapılması yönünde verilen talimat üzerine işlem tesis edildiğini, davacının savunmasının alındığını ve İş Kanunu 25/II-d maddesi gereğince iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Tesisleri İşletme Başkanlığı vekili, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile aralarında hiçbir hukuksal bağın olmadığını, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, fesih bildirimine ilişkin ihtarnamede belirtilen olayların ve davacının güvenlik şefi olmaksızın amiri ...'ın nöbet yerine girmesini engellemesinin haklı ve geçerli fesih nedeni sayılamayacağı, davalı işverenin iş akdini haklı ve geçerli nedenlerle feshedildiğini ispatlayamadığı,
davalıların sunmuş olduğu delil ve belgelerin savunmalarını ispata yeterli ve elverişli olmadığı belirtilerek feshin geçersizliğine, davacının salt sendikal nedenlerle işten çıkarıldığının ve işveren tarafından haksız ve asılsız ithamlarda bulunulduğunun ispatlanamaması nedeniyle sendikal tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacının davalı Hür Güvenlik ve Koruma Hiz.Ltd şirketi işyerindeki işine iadesine karar verilmiş, işe başlatmama tazminatı davacı işçinin 6 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31.maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 2006-2013 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin fesih bildiriminde belirtili nedenler ve hakkında tutulan tutanaklara istinaden haklı fesih iddiasıyla feshedildiği, işverence gerçekleştirilen feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin sendikal nedenle yapıldığı ispat olunamadığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir. Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Öte yandan, manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalılar yararına tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, her iki davalı yararına ayrı ayrı 1.500,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi ayrıca manevi tazminat davası rededildiği halde davacıdan eksik yatırılan bakiye ilam harcının alınmamış olması doğru olmamıştır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/15205, K. 2015/26056, 21 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama