KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/15922 E., 2015/21691 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Üniversite, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının hizmet alım sözleşmesine uygun olarak temizlik işlerinde çalıştırıldığını, davalı şirket ise kendisinin son alt işveren olmadığını, diğer davalı ile arasında muvazaa bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, yazılı bir fesih bildiriminin bulunmaması ve ihalenin sona ermesinin haklı ya da geçerli bir fesih nedeni olmadığı gerekçesiyle davacının davalı üniversitedeki işine iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalı olduğu belirtilmeden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı üniversite nezdinde değişen alt işverenlerde sigortalı olarak gösterilmek suretiyle temizlik hizmet alım işi kapsamında temizlik işçisi olarak çalıştığı, davalı şirketin davacının son alt işvereni olduğu ve davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, bu ilişkinin muvazaaya dayalı olduğunun somut olarak ispatlanamadığı, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekirken hangi davalı işyerine işe iade ettiğini belirtmeden davacının ... Üniversitesi'ndeki işine iadesine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Yine, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınmadan ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalı olduğu belirtilmeden tek bir davalının sorumlu tutulması isabetsizdir. Davacının işe iadesine karar verilmiş olmasına rağmen davalılar yararına da avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin yarısının davacının üzerinde bırakılması da hatalı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazları yerinde bulunduğundan 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/15922, K. 2015/21691, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama