KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/16162 E., 2015/18464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davacının iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek 21. maddedeki tazminatların belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, ; davacının iş akdinin müvekkil firmanın davacıyı çalıştırdığı işin sonuna gelinmesi ve davacının hizmetine ihtiyaç kalmaması nedeniyle 27/11/2013 tarihinde feshedildiğini, fesih bildiriminin usulüne uygun olarak yazılı ve gerekçeli olarak yapıldığını, davacının iş akdinin feshinden sonra bu pozisyona herhangi bir çalışan alınmadığını, bu hususların göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketlerin ülke çapında iş yapan büyük şirketler oldukları, ülkenin birçok yerinde şantiyelerinin olduğu, bu durumda işçinin başka şantiyelerde görevlendirilme ihtimalinin hiç değerlendirilmeyerek doğrudan işten çıkarılma yoluna gidildiği, davacı işçinin, iş akdinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Mahkemenin feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermesi isabetlidir. Ancak Mahkemece, işe iade sonrası tazminatlardan adi ortaklığı oluşturan şirketlerin birlikte sorumlu tutulmasına karar verildiği halde davacının, davalı iki şirketin oluşturduğu adi ortaklıktaki işine iadesine karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle hükmün, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/16162, K. 2015/18464, 7 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama