KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/16614 E., 2015/19321 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Botaş vekili, husumet itirazında bulunmuş diğer davalı ise davacının çalışmasının Botaş ile imzalanan ihalenin 31/12/2012 tarihinde sona ermesi nedeniyle davacının şirket nezdindeki çalışmasının sona erdiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin geçerli nedene dayanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçiye ait HDC ve işten ayrılış bildirgesinde davacının 31.12.2012 tarihinde iş akdinin 5 kodu (belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi)feshedildiği ve bu tarihten sonra davalı şirketlerde çalışması bulunmadığı görülmüştür. Davacı bu tarihten sonra da davalı işyerinde fiilen çalıştığını iddia etmemiştir. Davacı vekili tarafından davacının iş akdinin feshedildiğini 15.03.2013 tarihinde yaptığı ... sorgulamasında öğrendiği gerekçesiyle 18.03.2013 tarihinde dava açılmışsa da davacının işten ayrıldığı tarihin ... kayıtlarında 31.12.2012 olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca 18.03.2013 tarihinde açılan davanın yasal 1 aylık süre geçirildikten sonra açıldığı sonucuna varılmakla davanın hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/16614, K. 2015/19321, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama