İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/18183 K.2015/13224

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/18183Karar2015/13224Tarih29 Haziran 2015Okuma4 dk · 802 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/18183 E., 2015/13224 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

802 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,

2-Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışırken haksız olarak işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.02.2014 tarihli ilamı ile özetle ve sonuç olarak, “...Somut olayda, davacı 26.5.2010 günü kiraz toplamak üzere izine ayrılmak istediğini bildirmiş, ancak işveren işlerin yoğunluğu nedeniyle izin vermeyeceğini belirtmiştir. Davacı tanığı ...’ın davacıdan aktardığı beyanı ile de işverenin izin vermemesi nedeniyle tartıştıkları konusu sabittir.

İşverenin yönetim yetkisi kapsamında işçisine yıllık iznini ne zaman kullandıracağını belirleme yetkiside bulunmaktadır. Davacı işçi, işverenin izin vermediğini açıkça beyan etmesine rağmen, işyerini terk edip gitmiş ve daha sonra da tanıkların ortak beyanlarından anlaşıldığı üzere de kirazını toplayıp, işinin bitiminde döndüğüne işe alınmadığından bahisle davacı olmuştur.

Davacının, işyerini terk etmesi üzerine davalı işveren tarafından tutulan ve dosyaya sunulan devamsızlık tutanaklarına göre 27 Mayıs 2010 tarihinden 2 Haziran 2010 tarihine kadar işe gelmediği de anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, izinsiz olarak işyerini terk ederek ve devamında da işe gelmemek suretiyle iş akdini devamsızlık yaparak fiili olarak feshettiği sabittir.

Mahkemenin, işverence, devamsızlığın sebebinin biliniyor olması nedeniyle işveren feshi yönündeki kabulü hatalı olup, bu bilgiler ışığında kıdem ve ihbar tazminatı talebi hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

3-Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

Somut olayda, her ne kadar, davacı, hiç yıllık izin kullanmadığından bahisle yıllık izin talebinde bulunmuş ise de, hem davacı hem de davalı tanıklarının ortak beyanlarından her yıl kiraz zamanı izin kullandığının anlaşılması karşısında davalının dava ve delil listesinde “sair delile” dayanmış olmasına göre 1086 sayılı HMUK gereği bu beyanın yemin delilini de kapsaması nedeniyle davalıya yemin hakkının hatırlatılarak buna göre sonuca varılması gerekmektedir.

Yine, dosya içine sunulu davacının imzasını taşıyan 27.06.2006 tarihli ...ne verilmiş dilekçesinde “2006 yılına ait yıllık iznimi kullanırken” diyerek 2006 yılına ilişkin yıllık izin kullandığını kabul etmiştir. Davacının bu beyanı kendisini bağlar. Bu nedenle mahkemece bu husus da gözönünde bulundurularak en azından 2006 yılında yılık izin kullandığı sabit kabul edilerek ve davalının yemin teklif edip etmemesine, yemin teklif etmişse yemin edip etmemesine göre yıllık izin konusunda yeniden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiç yıllık izin kullanmadığı kabulü ile karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkeme bozma kararına uymuş, davalı tarafa yemin teklif etme hakkını hatırlatmış, davalı vekilinin yemin teklif etmek istediklerini bildirmesi üzerine yıllık izin konusunda davacıya yemin ettirerek bozma konusu yapılan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetmiş, yıllık izin konusunda hiç yıllık izin kullanmadığını kabul ederek yıllık izin ücretini ve bozma kapsamı dışında kalarak miktarı ve varlığı kesinleşen alacakları hüküm altına almış ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Öncelikle belirtilmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere;

Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.

Uzun yıllardan beri Yargıtay'ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir.

Somut olayda, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararının 3 numaralı bendinde, davacının yemin edip etmemesi durumuna göre yıllık izin ücretinin hüküm altına alınması belirtilirken, davacının 27.6.2006 tarihli ..'ne verilmiş dilekçesinde 2006 yılına ait yıllık iznimi kullanırken” diyerek 2006 yılına ilişkin yıllık izin kullandığını kabul ettiği hususunun gözardı edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle davacı ücretli yıllık izin kullanmadığına yemin ettiğine göre, uyulan bozma ilamı doğrultusunda en azından 2006 yılı iznini kullandığı kabul edilerek bakiye yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bozmaya uyulmasına rağmen bozmaya aykırı biçimde davacının hiç yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek alacağın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.

O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.06.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/18183, K. 2015/13224, 29 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/18183
Karar No
2015/13224
Tarih
29 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/18184 K.2015/22232
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/18185 K.2015/22233
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/18186 K.2015/22234
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/18187 K.2015/22235
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/18187 K.2015/23031
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/18188 K.2015/22236

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.