KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/23619 E., 2015/22303 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça şirketin organizasyon yapısındaki değişikliğe bağlı olarak davacının da içerisinde yer aldığı bilgi teknolojileri şefi, bilgi teknolojileri yazılım uzmanı ve bilgi teknolojileri destek personeli kadrolarının kaldırıldığı ve davacının niteliklerine uygun başka bir iş bulunmaması sebebiyle iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği savunulmuştur.
Mahkemece '...organizasyon yapısında değişikliğe gidilmesi kararı doğrultusunda, insan kaynakları değerlendirmesi ile en son Bilgi Teknolojileri Yazılım Uzmanı olarak çalışan davacının çalıştığı bölümün yapısının değiştirilerek, yeniden yapılandırılması ve kadro sayıları sınırlandırılması ile sayıca fazla personelin iş sözleşmesinin feshedilmesinin işletmesel karar olması sebebi ile yapılan fesih işleminin geçerli olduğu, fesih kararının açıklanan surette işletmesel nedenlmere dayandığı , tutarlılık , keyfilik , ölçülülük , feshin son çare olması ilkeleri yönü ile de fesihte usul ve yasaya aykırı bulunmadığı ...' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının çalıştığı birimde; bilgi teknolojileri yazılım uzmanı olan davacı dışında, bilgi teknolojileri şefi ve bilgi teknolojileri destek personeli olmak üzere iki çalışan daha bulunduğu anlaşılmaktadır.
İşvence davacı ve anılan işçilerin çalıştığı birimin ortadan kaldırılmasına dair bir savunma dile getirilmemiş, anılan kadroların iptal edildiği ileri sürülmüş ve bu kadrolar iptal edildikten sonra da bilgisayar teknolojileri ile ilgili hizmet alımı yoluna gidildiği savunulmuştur.
Anlaşılacağı üzere söz konusu hizmete dair ihtiyaç sürmektedir ve taraf tanıklarının anlatımına göre davacı ile birlikte bilgi teknolojileri destek personelinin işine son verilirken, aynı birimde çalışan bilgi teknolojileri şefi ... hizmet alımı yapıldığı söylenen şirket üzerinden aynı işini, aynı mekan ve şartlarda yapmaya devam etmiştir.
4857 sayılı kanunun 2/7. maddesinde 'Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler.
İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. ' hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu yasal düzenleme nazara alındığında, bilgi teknolojileri şefi ...'ın hali hazırdaki çalışma şekli yanında tanık anlatımları ve dosya içerisindeki bilgi-belgeler ile alt işveren olduğu belirtilen şirketin ayrı bir organizasyon yapısına sahip bulunduğu da ortaya konamamış olmakla alt işveren ve davalı şirket arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı sonucuna varılmıştır.
Bu tespit karşısında gerçek manada bir organizasyon değişikliği ve buna bağlı olarak yapılan hizmet alımından bahsedilemeyeceğinden davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/23619, K. 2015/22303, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama