KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/25509 E., 2015/22709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 21. maddesinde belirtilen haklara hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının görev ve sorumluluklarının bilincinde olmadığını, güvenlik uygulaması esaslarına aykırı hareket ettiğini ve uyarılara rağmen olumsuz davranışlarını sürdürdüğünden iş akdinin 25/II e bendine göre haklı nedenle feshedildiğini belirterek haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının iş akdinin 21.08.2014 tarihli savunmadan üç ay kadar sonra 20/11/2014 tarihinde feshedildiği, davacının 10 yılı aşkın hizmeti bulunan tecrübeli bir işçi olduğu, davalı bankaca kiosk formunun özel güvenlik görevlisi tarafından doldurulacağı bildirilmiş olmasına rağmen davacıya bu formu doldurması yönünde yazılı bir bildirimde bulunmadığı, sözlü uyarının ise ne zaman yapıldığının belli olmayıp savunma alındıktan sonra herhangi bir işlem yapılmaksızın 3 ay süre ile çalışmaya devam edildiği, davacının imzaladığı taahhütnameye aykırı bir hareketinin bulunmadığı ve eylemi nedeniyle verilen iş akdi feshinin ağır bir yaptırım olduğu sonucuna varılarak feshin geçersizliğine karar verilmiş, işe başlatılmama tazminatı davacı işçinin 6 aylık ücreti tutarında belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31.maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halide işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde yaklaşık 10 yıl 9 ay çalıştığı, iş sözleşmesinin "görev ve sorumluluklarının bilincinde olmadığı, güvenlik uygulama esaslarına aykırı hareket ettiği ve uyarılara rağmen aynı olumsuzlukları sürdürdüğü gerekçesiyle 4857 sayılı Yasanın 17 ve 18.maddelerine istinaden 20.11.2014 tarihi itibariyle kıdem, ihbar varsa sair kanuni ve akdi hakları ödenmek suretiyle" feshedildiği,
işverence 21/08/2014 te davacının savunması alınıp 11/09/2014 tarihinde uyarı verildiği ve bundan sonraki eylemleri hakkında herhangi bir tutanak bulunmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır.
Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/25509, K. 2015/22709, 18 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama