KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/26566 E., 2016/1754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek hüküm altına alınmış, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile özetle, “davacı 2008 yılı dışında diğer yıllarda mevsimlik işçi olarak çalıştığından 2008 yılı dışındaki yıllar için yıllık izne hak kazanmayacaktır. Bu yön gözetilmeksizin davacının tüm çalışma süresi üzerinden yıllık izin ücretinin hesaplanıp hüküm altına alınması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda yasaya uygun şekilde kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının hesaplanıp, hüküm altına alınması isabetlidir. Ancak mahkemece ilk karar ile davalı yararına oluşan kazanılmış hak dikkate alınarak yıllık izin ücretine ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/26566, K. 2016/1754, 28 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama