KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/27888 E., 2015/24184 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davalılar arasında alt asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, aynı iş yerinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia eden davacı vekili, feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirkette işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asıl işveren vekili, davacının kendi işçileri olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği itirazında bulunurken, diğer davalı alt işveren şirket vekili ise iş akdinin diğer davalının istemi üzerine sonlandırıldığını savunmuştur.
Mahkemece, iş akdinin "davacının devamsızlık yapması, verilen görevleri hatırlatıldığı halde yapmaması, iş huzurunu bozması vs. İsnatlar" sebebiyle 4857 sayılı iş kanununun 25/2-h maddesine istinaden feshedilmiş ise de davalılar tarafından feshin haklı yada geçerli bir nedene dayandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiş ancak işe iadeden ve işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalının sorumlu olduğu belirtilmemiştir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, davacı işçinin işvereni olan şirketin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından haklı yada geçerli bir nedene dayalı olarak sonlandırıldığının ispatlanamadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine ve işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken işe iadeden ve işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalının sorumlu olduğu belirtilmeden hüküm kurulması hatalı bulunmuştur.
Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanuna göre sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin 11.07.2012-20.09.2013 tarihleri arasında çalıştığı, davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesinin doğru olmadığı, bu tazminatın davacının 4 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşeceği anlaşılmaktadır.
Yine, davalılardan Sağlık Bakanlığı'nın harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi ve karar başlığında Sağlık Bakanlığı yerine .... devlet hastanesinin davalı gösterilmesi de isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/27888, K. 2015/24184, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama