KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/28856 E., 2015/16740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucuda verilen Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davalı ile dava dışı şirketler arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, davacı işçinin buna bağlı olarak ilave tediye talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin “.. Somut olayda; öncelikle davacının yukarıda değinilen muvazaa tespiti yapılan dönem sonrası işe girdiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde davacının ne iş yaptığı açıklanmamıştır. Davalı işveren belgesinde davacının yardımcı büro hizmetleri elemanı olarak çalıştığı belirtilmiştir. Görev tanımında da idari yazışma yapmak, evrak kayıtları yapmak, hasta randevularını düzenlemek ve bu bilgileri hastane bilgi yönetim sistemine kaydetmek şeklinde tanımlanmıştır.
Davacı tanığı da işveren belgelerini doğrulayan şekilde davacının bilgi işlemci olarak çalıştığını beyan etmiştir. ... kayıtlarında davacının işvereni olarak görülen alt işverenle davalı üniversite arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve eklerinin incelenmesinden; yardımcı büro hizmetleri elemanı alımı konusunda sözleşme imzalandığı görülmüştür.
Davacının muvazaa tespiti yapılan dönem sonrası alınmış olmasına göre, hizmet alım sözleşmesinde yapılmış bir muvazaa olmadığı, davacının ne iş için alınmışsa o işte çalıştırıldığı, usulüne uygun hizmet alım sözleşmesi doğrultusunda taşeron işçisi olarak çalıştığı, davalı kurumun işçisi sayılmasını gerektirecek bir muvazaanın bulunmadığı sabit olduğundan,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/28856, K. 2015/16740, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama