KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/28902 E., 2015/24779 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini, davalı Belediye ile davalı taşeron şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, devamlı olarak .... Belediyesinde çalıştığını ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Belediye, işe iade yükümlülüğünün asıl işveren olan diğer davalı şirkette olduğunu, belediye kanunun 67. maddesine uygun olarak hizmet alım ihalesiyle bir kısım işlerin 3. kişilere gördürülmesinin mümkün olduğunu, ihale işlemlerinin 4734 sayılı Yasa kapsamında yapıldığını bu itibarla muvazaa iddiasının kabule yeterli olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı şirket, davacının hizmet akdinin müvekkil şirket tarafından değil asıl işveren olan ... tarafından feshedildiğini, hizmetin davalı Belediye Başkanlığı'nın emir ve talimatları doğrultusunda ifa edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalılar arasındaki sözleşmenin hizmet alımına bağlı alt işveren üst işveren ilişkisi değil, muvazaalı olarak işçi teminine yönelik olduğu ve davacının başından beri asıl işveren konumunda olan davalı Belediye işçisi olduğu,
diğer davalı...'in işveren konumunda olmadığı gerekçesiyle davanın davalı Belediye yönünden kabulüne davalı şirket yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ve akdin hükümsüzlüğünün iyiniyetli olan davacı işçiye karşı ileri sürülmesinin Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenleme altına alınan iyi niyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin de kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince işe iadenin maddi sorumlulukları ve yargılama giderleri açısından ise her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
Mahkemece davacının işe iadesine ilişkin verdiği karar yerinde olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinde, davacının 04.05.2007 tarihinde işe girdiği ve fesih tarihi itibariyle 7 yılı aşkın kıdeminin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kısa kararda işe başlatmama tazminatının 5 aylık ücret tutarında belirlendiği halde gerekçeli karada 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmiş olması çelişkili olduğu gibi davacının kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının 5 aylık ücreti olarak belirlenmesi gerektiğinden gerekçeli kararda davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Ayrıca davalı şirket ile davalı Belediye arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun tespiti ile davacının davalı Belediye'deki işine iadesine ve işe iadenin maddi sorumluluklarından ve yargılama giderlerinden her iki davalının da müştereken müteselsilen sorumluluğu olduğuna karar verilmiş olması doğru ise de davalı iş ortaklığının sorumluluğu bulunduğu halde mahkemece hüküm yerinde davalı iş ortaklığı yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verildiğinin belirtilmesi hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/28902, K. 2015/24779, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama