İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/3050 K.2015/13086

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/3050Karar2015/13086Tarih25 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.214 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/3050 E., 2015/13086 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.214 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 19.09.2001- 13.08.2012 tarihleri arasında ütücü olarak çalıştığını, son aylık ücretinin net 915,00.-TL olduğunu, günde bir öğün yemeğin ve servis hizmetinin işverence sağlandığını, işyerindeki çalışma saatlerinin haftada altı gün 07:30 - 17:30 saatleri arasında olduğunu, ütü bölümünde çalışanların haftada üç gün 21:00’e kadar çalıştıklarını, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.

Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.

Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.

Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir

Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir .

Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.

Davacı dava dilekçesinde, çalışma saatlerinin haftada altı gün 07:30-17:30 saatleri arası olduğunu, ara dinlenmelerinin yarım saat yemek molası ve iki adet on beşer dakikalık çay molalarından oluştuğunu, ütü bölümünde çalışanların haftada üç gün saat 21:00’e kadar çalıştığını, buna ilişkin olmak üzere işyerine ait 3 adet çizelgeyi sunduklarını, haftada 45 saati aşan çalışmalarının karşılığında 4857 sayılı Kanunun 41. maddesi gereğince ödenmesi gereken fazla çalışma ücreti alacağının ödenmediğini, 2012 Mayıs ve Haziran ayında fazla mesai yapan davacının fazla mesai ücreti alacaklarının da ödenmediğini,

ayrıca davacının bankaya yatırılan ücretlerini "yasal haklarını saklı tutarak" tahsil ettiği (04.06.2012, 12.07.2012, 07.08.2012 tarihli banka dekontları) aylara ilişkin fazla mesai ücreti alacaklarının da hesaplanmasını talep etmiştir.

Mahkemece "Davalı işveren tarafından davacının 2012 Ocak ayından Ağustos 2012 ayına kadar tutulan puantaj kayıtları sunulmuş olup ilgili kayıtlar ile bordrolardaki tahakkukların örtüştüğü tespit edilmekle birlikte davacı tarafından sunulan Mayıs 2012 ayına ait puantaj listeleri ile davalı işveren tarafından sunulu Mayıs 2012 ayına ait çalışma çizelgenin farklı çalışma saatlerini içerdiği, davalı işveren tarafından davacının sunduğu kayıtlara itiraz edilmiş olup hukuken geçerli olmadığının ifade edildiği,

davacı taraf ise işyeri kayıtlarına dair 07.02.2013 havale tarihli beyanında davalı işverenin puantaj kayıtları üzerinde değişiklik yapıldığını ifade ettiği, tarafların sunduğu çizelgeler arasındaki fark nedeniyle ilgili kayıtlara itibar edilemeyeceği, davacının ilgili dönem çalışması yönünden de tanık deliline dayanabileceği" gerekçesiyle tanık beyanları doğrultusunda davacının 13.08.2007-13.08.2012 tarihleri arasındaki dönemde haftalık 16,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ve davacıya ödenen fazla çalışma ücretleri hesaplanan fazla çalışma ücretinden mahsup edilerek hüküm kurulmuştur.

Davacı vekili beyan dilekçesinde, davalı tarafından sunulan puantaj kayıtlarında değişiklik yapıldığını ve giriş-çıkış kayıtlarının CD ortamında sunulması halinde kayıtlarda değişiklik yapılacağının anlaşılacağını iddia etmiş ve kayıtların CD ortamında sunulmasının davalı taraftan istenmesini talep etmiştir. Davalı ise davacının sunduğu puantajları kabul etmediğini, bunların davalı şirkete ait olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını ve herkes tarafından düzenlenebilir nitelikte olduğunu savunmuştur.

Somut olayda taraflarca davacının çalışma saatlerine ilişkin belgeler sunulmuş ancak mahkemece bu belgeler yeterince değerlendirilmeden davacının fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne karar verilmiştir.

Her iki taraf da diğeri tarafından sunulan belgelere bunların düzenlenmesi ve güvenilirliği hususlarında itiraz etmiş olmakla mahkemece dosyaya sunulan belgeler bakımından taraf itirazları da dikkate alınarak gerekirse işyerinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak işyeri belgeleri ve özellikle işe giriş çıkış kayıtlarının bulunduğu bilgisayarların incelenmesi ve incelenen belgeler ile dosyaya sunulan belgelerin karşılaştırılması ile dosyada bulunan bordrolar ve banka kayıtları da dikkate alınmak suretiyle fazla çalışma ücreti alacağının varlığı saptanmalıdır. Bu husus araştırılmadan tanık beyanlarına itibarla fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması hatalı olup bozma nedenidir.

Ayrıca, dosyaya davacı işçi tarafından imzası inkar edilmeyen ve bazı aylarda fazla mesai tahakkuku ve ödemesi yapıldığı anlaşılan bordrolar ibraz edilmiştir. Mahkemece, imzalı bordrolarda fazla çalışma gösterilen aylar dışlanmak suretiyle yapılacak hesaplamaya göre fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmesi gerekirken ödenen fazla çalışma ücretlerinin hesaplanan fazla çalışma ücretinden mahsup edilerek fazla çalışma ücreti alacağına karar verilmesi de hatalı olmuştur.

3-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücretinin ödenip ödenmediği hususunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacı, hak kazandığı yıllık ücretli izninin bir kısmının kullandırılmadığını ve kullandırılmayan yıllık izin ücretlerinin karşılığında da herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia etmiş; davalı ise, davacının yıllık izinlerini kullandığını, kullandırılmayan yıllık izin ücretlerinin ise davacının hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini savunmuştur. Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda yıllık ücretli izin alacağına hükmetmiştir.

Somut olayda, davacıya yıllık izin ücretinin tahakkuk ettirildiği ay 2012/Ağustos ayıdır. Oysa davacının maaş hesabının bulunduğu banka şubesinden getirtilen hesap hareketlerini gösterir banka kayıtlarının 12/08/2012 tarihinde son bulduğu ve bahsi geçen tarihi kapsamayabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; davacının hesabının bulunduğu ilgili banka şubesinden 31.10.2012 tarihine kadar olan hesap hareketlerini gösterir kayıtların getirtilmesi ve yıllık izin ücretinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesidir.

O halde, taraf vekillerini bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/3050, K. 2015/13086, 25 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3050
Karar No
2015/13086
Tarih
25 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2015/3050 K.2015/7612
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/3050 K.2015/19164
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/3051 K.2015/2089
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2015/3051 K.2015/7414
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/3052 K.2015/3145
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/3053 K.2015/3142

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.