KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/31957 E., 2016/607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş, davalı ... vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, belediye başkanının değişmesi ve ...’ye yeni Genel müdür atanması sonucu 31.12.2014 tarihinde sözlü olarak iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile davalı şirkete iadesini istemiştir.
Davalı ..., davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, ... işçisi de olmadığını, husumetin ...'ye yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket, diğer davalı ... ile 14/01/2014 -31/12/2014 tarih aralığında geçerli olmak üzere Su Sayaç Endekslerinin okunma hizmetini ihale ile aldıklarını, yüklenici şirketlerde çalışacak ve işten çıkarılacak işçilerin diğer davalı ...'nin emir ve kontrolünde yapıldığını, tüm sorumluluğun ...'de olduğunu, 31/12/2014 tarihinden sonra ... ile yeniden sözleşme imzalamadıklarını, bu nedenle davacının yeni işi alan firmada işe alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, SGK kayıtlarına göre yeni işçi alımlarının yapıldığı, işten çıkarmalarda davalı işverence yazılı ve somut belge sunulmadığı, sebep gösterilmediği, feshin çelişkili davranmama, ölçülülük, feshin son çare olma ilkeleri ile örtüşmediği ve haksız olduğu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında hüküm altına alınan tazminatın kimden ne şekilde tahsil edileceğinin yazılmadığı, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderleri bakımından ise davalılardan alınmasına denilmekle yetinildiği görülmekle bu durum infazda karışıklığa yol açacağından usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/31957, K. 2016/607, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama