İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/32069 K.2016/614

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/32069Karar2016/614Tarih21 Ocak 2016Okuma5 dk · 1.057 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/32069 E., 2016/614 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe iade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.057 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davalı firma yöneticileri tarafından mobbing uygulanarak davacının istifaya zorlandığını, işyerindeki baskıların artması üzerine, üst yöneticilerin haberdar olması için ...... Etik Kurulu Başkanlığına e-mail gönderdiğini, bu e-mail cevabının davacıya ulaşmasından kısa bir süre sonra aslı olmayan suçlamalara maruz kalarak (ve savunması alınarak) işten çıkartıldığını, davalının yapmış olduğu fesih işleminin haksız, geçersiz ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının 04/12/2013 tarihli Elektronik Posta yazısı ile yöneticileri olan satış yöneticisi ... ve ... hakkında ....

Etik Kuruluna şikayette bulunduğunu, etik kurulu tarafından davacının görevli olduğu bölgede yapılan denetimler sonucunda yöneticileri hakkında asılsız ve dayanaksız şikayet ve ithamlarda bulunduğu, inceleme sırasında kendisine yöneltilen sorulara tutarsız cevaplar vermek sureti ile incelemeyi yanıltmak için kasıtlı olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, yöneticilerine karşı kültür ve prensiplere aykırı şekilde yüksek sesle ve saygısızca konuştuğu, çalışma arkadaşlarına karşı alaycı davranışlarda bulunduğu vb. uygunsuz davranışlarının tespit edildiği,

bu konuda kendisinden 13/12/2013 günlü savunma istendiğini, davacının aynı gün vermiş olduğu yazılı savunmasında bölge yöneticisi ve satış yöneticisi ile tartıştığını, bunun şirket içinde yapılmasının yanlış olduğunu, satış yöneticisini tecrübesiz bulduğunu kabul ettiği, diğer konuları kabul etmediği ancak yeterli ve gerekli açıklamalar yapmadığının tespit edilmesi üzerine davacının iş akdinin İş Yasasına ve işyeri disiplin prosedürüne aykırı olan ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları nedeni ile müvekkilince haklı nedenle 25/II uyarınca fesih edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davalı işveren, davacının işyeri yöneticileri hakkında .... Etik Kuruluna asılsız ve dayanaksız şikayette bulunması nedeniyle taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı, iş ilişkisini sürdürmenin olanaksız hale geldiği ve davacının davranışının disiplin prosedürüne de aykırı olduğu,

işyerinde işveren vekiline ve çalışma arkadaşlarına sataşması nedeniyle davacının iş akdinin İK 25/II gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunmakta ise de, 4857 Sayılı Yasanın 25. Maddesindeki düzenlenen hallerin kanunun emredici kuralları olup, bu haller kanunun maddelerinde tahdidi olarak sayıldığından ayrıca taraflarca yapılan sözleşme veya işverence oluşturulan işyeri iç kuralları ile kanunda sayılmayan hallerin işçi aleyhine haklı fesih nedeni oluşturmasının mümkün olmadığı, dinlenen tanık anlatımları, davacı tarafça verilen savunma ve etik kurulunca oluşturulan raporların incelenmesinden;

davacıya isnad edilen eylemler ile davacının açıkça kabul ettiği eylemlerin 4857 sayılı yasanın 25/II-b, d fıkralarındaki açıkça yazılan ihlalleri içermediği, bu eylemlerin aynı yasanın 25/II-e, son bendinde düzenlenen “…işçinin ……. doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” yükümüne de aykırı olmayıp davalının feshin geçerli bir nedene dayandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı ya da geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.

4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dosya içeriğine göre somut olayda, davacının, işyerinde satış yöneticisi olan ...’ın ekipte ayırımcılık ve güvensizlik ortamı yarattığı, koşulsuz itaat beklediği, kendisine karşı tehditkar, üslupsuz ve baskıcı konuştuğu vs. nedenleri ile 04.12.2013 tarihinde .... Etik Kuruluna mail gönderdiği, bu mailden sonra, Etik Kurul’un inceleme başlattığı ve ....

Etik Kurulunca görevlendirilen İlhan Onurkan tarafından düzenlenen 09/12/2013 tarihli inceleme raporunun sonuç kısmında davacı ile ilgili, “doğruları söylememekle, sorulan sorulara farklı farklı cevaplar vermektedir. Yalan söylediği tespit edilmiştir. Bir toplantıda ... ile birlikte yöneticilerine bağırdığını ve hesap sorduğunu kabul etmektedir. Bunun için ceza verilmemiştir. ... için ayrımcılık yapmaktadır. Lise mezunu olmasını küçüksemektedir.

Başka sektörden gelen biri beni yönetemez demektedir.” şeklinde görüş bildirildiği, davacının yazılı savunmasının alındığı ve sözü edilen rapora istinaden iş akdinin davalı işverence 4857 sayılı Yasanın 25/II maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiği görülmektedir.

Ayrıca, fesih tarihinden 2 ay önce de, davacının kurum kültürüne uygun olmayan davranış ve konuşma tarzı, yöneticilerine karşı sesini yükselterek ve genel saygı sınırlarını aşan konuşmalar yapması nedeniyle savunması alınmış, o tarihte herhangi bir işlem yapılmamıştır.

İşyerinde bölge yöneticisi olan davalı tanığı ..., duruşmada “davacı satış yöneticisi ... isimli şahsa yüksek sesle hesap sorar biçimde konuşuyordu. Ben davacının hakaret oluşturabilecek herhangi bir söz sarf ettiğini duymadım sadece kendi amirine karşı “ bana bunu nasıl yaparsın” biçiminde yüksek sesle konuşuyordu. “ şeklinde beyanda bulunmuş, davacının da savunmasında “Bölge Yöneticim ve satış yöneticim ile şirket kültür ve prosedürlerine aykırı olarak değil, bir konuyu konuşurken karşılıklı hararetin ve sonucu ortaya çıkan bir durumdu. Yine kişisel ve saygısızlıkla değil, normal insanların karşılıklı tartışmasıydı. Bunu satış yöneticim ve bölge yöneticim ile yapıyor olmam şirket içinde yanlıştı. Bunun farkında olduğumu kabul ediyorum” şeklinde olayı kabullendiği anlaşılmıştır.

Davacı tanığı, davacıdan önce işten ayrılmış olup feshe dair doğrudan görgüye dayalı bilgisi bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, duruşmada dinlenen davalı tanıklarının beyanları, işyerinde Etik Kurul tarafından yapılan inceleme sırasında davacıya gönderilen savunma talep yazısı ile davacının savunması, inceleme sonucunda düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, davacının üniversite mezunu; üstü konumundaki satış yöneticisi ...’ın ise lise mezunu olması kaynaklı işyerinde davacı ile satış yöneticisi ... arasında bir uyumsuzluk ve geçimsizlik olduğu açıktır.

Bu durum, her ne kadar haklı sebep ağırlığında olmasa da, bu yaşananların işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sabit olup feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,

3- Peşin yatırılan 25,20 TL harcın alınması gerekli 27,70 TL harçtan mahsubu ile eksik 2,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5- Davalı tarafça yapılan Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 113,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’e göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,

8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 21.01.2016 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/32069, K. 2016/614, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/32069
Karar No
2016/614
Tarih
21 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/32070 K.2016/364
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/32072 K.2016/391
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/32077 K.2016/2115
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/32078 K.2016/456
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/32080 K.2016/1094
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/32084 K.2016/1322

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.