KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/32257 E., 2015/18276 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01/01/2005 - 12/04/2012 tarihleri arasında davalı idarenin alt işverenlerinde aralıksız şekilde bilgisayar işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin kendisi tarafından emekli olduğu gerekçesi ile feshedildiğini bildirerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ve fazla mesai ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar , davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalıların ayrı ayrı taraf sıfatı bulunup bulunmadığı ve dava konusu alacaklardan davalıların ne şekilde sorumlu olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı davalı olarak ayrı ayrı Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığı'nı göstermiş olup, mahkemece bu iki davalının dava konusu alacaklardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünde hüküm kurulmuştur.
Oysa davada asıl davalı ... olup, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığı Sağlık Bakanlığına bağlı bir birim olmakla Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığı'nın karar başlığında davalı olarak gösterilmesi hatalı ise de bu durum mahkemesince düzeltilebilecek bir husus olduğundan bozma nedeni yapılmamış, bunun yerine Yargıtay karar başlığında davalı olarak sadece Sağlık Bakanlığı gösterilmiştir.
Bunun yanında yine Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığı'nın davalı sıfatı bulunamayacağından bu kurumun dava konusu alacaklardan müşterek ve mütesesilen sorumlu tutulması da hatalı olup bozma nedenidir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/32257, K. 2015/18276, 7 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama