İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/32597 K.2015/19977

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı T.. M.. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2015/32597Karar2015/19977Tarih21 Ekim 2015Okuma7 dk · 1.304 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/32597 E., 2015/19977 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2015
Mahkemesi
Batman İş Mahkemesi
Tarihi
30/04/2015
Numarası
2015/210-2015/334
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.304 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı T.. M.. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin işe ilk giriş tarihinden itibaren TPAO'ya bağlı petrol sahalarında en son davalı alt işveren Yaşar yanında ve öncesinde de değişik alt işverenler bünyesinde asıl işveren TPAO’ya ait Batman Bölge Müdürlüğü Üretim Atölyesinde üretim saha işçisi olarak aralıksız çalıştığını, 31.12.2014 tarihi itibariyle iş akdinin nedeni açık ve kesin bir biçimde yazılı olarak müvekkile bildirilmeden savunması alınmadan haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, davalı asıl işverenin muvazaalı yoldan işçi istihdamını sağlamaya yönelik hizmet alım sözleşmeleri yaptığını,

ihale verilen işin asıl işveren için işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerden olmadığı, davalı kurumun asıl işlerinden olduğu üretime ve asıl işe ilişkin oldukça basit ve herhangi bir nitelik ve teknolojik uzmanlık gerektirmeyen işlerden olduğunu, ihale bedellerinin Yaşar sermayesinin kat be kat üstünde olduğunu, davalı TPAO’nun işçiler üzerinde tek yetkili olduğunu, tüm tasarrruf yetkisini elinde bulundurduğunu, işçilerin davalı TPAO’nun kadrolu çalışanlarından emir ve talimat aldıklarını, davalı TPAO nun taşeron işçilerini fiilen kendi işçisi gibi çalıştırdığını,

davalı TPAO’ya karşı açtıkları işe iade ve muvazaa davalarında Batman İş Mahkemesinin işe iade ve muvazaa kararı verdiğini belirterek feshin geçersizliğine, davacının işe ilk giriş tarihinden itibaren asıl işveren TPAO’nun işçisi olduğunun tespiti ile asıl işveren TPAO'nun işyerine işe iadesini işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini talep etmiştir.

Davalı TPAO vekili davacının müvekkili ile aralarında bir hizmet akdinin bulunmadığını, tüm hak ve alacaklarından münhasıran yüklenicinin sorumlu olduğunu, davanın ortaklığa karşı açılmasının usule aykırı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, muvazaanın oluşabilmesi için İş Kanunu 2. maddesindeki 3 koşuldan birinin gerçekleşmesi gerektiğini bunların asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından çalıştırılması, daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulması,

işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilmesi halleri olduğunu, müvekkilinin asıl faaliyet alanının petrol arama, sondaj ve üretimi olduğunu, firmaya verilen işin ise elektrik ve jeneratör işi olup müvekkilinin asıl işi olmadığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş müfettişlerince yapılan teftişte diğer davalı Yaşar Firması ile imzalanan sözleşmelerin muvazaalı olmadığının belirtildiğini, muvazaaya ilişkin tüm iddiaların yersiz olduğunu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı Yaşar Akın vekili cevap dilekçesinde; Davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının belirli süreli iş akdi ile çalıştırıldığını, davacının dava açma hakkının bulunmadığını, davacının TPAO'nun aradığı niteliklere sahip olmadığından iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin ihale ile işçi alım hizmetinde bulunan ve hizmet veren bir şirket olduğunu, feshe bağlı alacaklardan sorumluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, alt işveren Yaşar Akın'ın TPAO Batman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Üretim sahaları elektrifikasyon işleri hizmetlerinin yürütülmesi işini hizmet alım sözleşmesiyle üstlenmiş olup, üstlenilen işin asli işe yardımcı işlerden olmadığı gibi asli işin bir bölüm veya eklentisi de olmayıp, aksine TPAO'nun asli işlerinden olduğu, hizmet alım sözleşmesiyle yüklenici firma işçilerinin istihdamının TPAO'nun kontrol organının denetim ve talimatına bağlı kılındığı, davalı alt işveren Yaşar Akın çalışanlarının tecrübesiz olduğu ve uzmanlıklarının olmadığı,

davalılar arasında imzalanan ihale sözleşmesi incelendiğinde alt işverenin işin görülmesinde kullanacağı araç /gereç olarak iş elbisesinden bahsedildiği, alt işverenin herhangi bir teknolojisinin olmadığının buradan açıkça görüldüğü, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan delil listesi ekinde sunduğu belgeler arasında bulunan ... Elek. İnş. Nak. San. Tic. Ltd.

Şti ile TPAO arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna dair Mahkemenin 2010/28 E 2011/464 K sayılı ilamında ... Elek. İnş. Nak. San. Te. Ltd.

Şti'nin, TPAO Bölge Müdürlüğüne bağlı petrol üretim sahalarının enerji nakil hatları bakım onarım ve işletme işlerini ihale yoluyla aldığı, davacının enerji nakil hatlarının bakım ve onarımında çalıştığı, yapılan hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu sonucuna varıldığı ve bu kararın Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, davacının çalıştığı iş sahasında davacının yaptığı aynı işin TPAO işçileri tarafından da yapılmakta olduğu, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu,

davacının baştan beri davalı TPAO'nun işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle Yaşar Akın hakkında husumet yönünden red kararı verilerek davalı TPAO'na yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

Keza aynı maddenin 7. fıkrasına göre de “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler.”

4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.

4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.

Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.

Muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez ise de muvazaanın tarafı olanların muvazaayı birbirlerine karşı ileri sürmeleri mümkündür.

Asıl işveren ve alt asıl işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde, asıl işveren başlangıçtan beri gerçek işveren olduğundan, feshin geçersizliği ve işe iade davasının tarafı gerçek işveren ile muvazaalı işlemin diğer tarafı olan kişi veya kuruluşlar olmalı, işçi gerçek işverene ait işyerine iade edilmeli, işe iadenin mali sonuçlarından muvazaanın tarafı olan kişi veya kuruluşta gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.

Somut olayda mahkemece davacının muvazaa nedeniyle asıl işveren işçisi sayılarak asıl işverene işe iadesi isabetli olup davalı TPAO'nun bu yöne dair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak muvazaanın tarafı olan Yaşar Akın hakkında husumetten red kararı verilmesi isabetli olmamıştır. Bu yön kararı temyiz eden davalı TPAO'nun da hak alanını ilgilendirdiğinden Yaşar Akın firmasının feshin geçersizliğine bağlı tazminatlardan asıl işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekmektedir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının TPAO'ya ait işyerinde İŞE İADESİNE,

3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,

5-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Davacının yapmış olduğu 390,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,

9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı TPAO'na iadesine, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/32597, K. 2015/19977, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/32597
Karar No
2015/19977
Tarih
21 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/32598 K.2015/29061
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/32598 K.2015/19978
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/32599 K.2015/29062
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/32599 K.2015/19974
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/32600 K.2015/19291
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/32601 K.2015/19292

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.